Ayın Ruhu ne ona yardım etmek konusunda istekliydi ne de evrenin kaderi için
endiĢeleniyordu.
Sila, en eski »malardan, derin Rıhlardan olan (ve çok uzun zaman önce evrendeki
keĢmekeĢte geliĢip büyüyerek yeĢil sazlık düzeninden ayrılan) Bilincin Ruhu Naarjuk'a
kendisine yardım etmesi için yalvardı.
Naarjuk kabul etti.
Birlikte baĢlattıkları on bin yıllık bu savaĢtan geriye, dünyanın kendi ruhunda
meydana gelen kraterler, yarıklar ve boĢluklar kaldı. Sila ve Naarjuk, Tuunbadm korkunç
saldırısını önleyip onu bozguna uğrattılar.
Bütün tııpilek'ler kendilerine verilen cinayet görevinde baĢarısızlığa uğrayınca,
Tuunbaq yaratıcısını... Sedna'yı yok etmek için geri döndü.
Ancak Sedna, babası ona ihanet etmeden önce de dersini almıĢ ve Tuunbaa'm
tehlikesini onu yaratmadan çok önce anlamıĢtı. Bu yüzden kendi ruh-dünyasının irinaliutit
büyülerini okuyarak Tuunbaa'ta gizli bir zaaf yaratmıĢtı.
Tuıınbac] hemen dünyanın yüzeyine sürülmüĢ, ne ruhlar dünyasına, ne denizlerin
dibine ne de her iki yerdeki saf ruh biçimine dönebilmiĢti. Sedna kurtulmuĢtu; ama dünya
ve burada yaĢayanlar artık güvende değildi.
Sedna, Tuıınbaq[\ dünyanın en soğuk yerine, sürekli buzlarla kaplı olan Kuzey
Kutbu'na sürdü. Kuzeyin en uzak bölgesini seçti; çünkü bu kısım inuat ruhlanna göre
dünyanın merkeziydi ve yalnızca burada, ġamanlar kızgın Ģeytanî ruhlarla savaĢmıĢtı.
Korkunç ruh biçiminden mahrum kalan; ama özünde hâlâ bir canavar olan Tuıınbaq
en sonunda, tupilekletm yaptığı gibi, biçimini dünyada bulunabilecek en korkunç canlıya
benzetti. ġeklini ve özünü dünyanın en akıllı, en sinsi ve en ölümcül yaratığı olan kutup
ayısından aldı; ama en az gerçek insanların köpekleri kadar da kurnazdı. Tuunbaq, vahĢi
kutup ayılarını, Gerçek Ġnsanların bir kartavuğunu kolayca avlayabildiği gibi, ruhlarını yutarak yiyordu.
Bir canlıdaki en karmaĢık inua-mhu bile bu yırtıcı-ruhtan daha güzeldir. Kısa
zamanda Tuunbaq, nanuq- ayı, yemekten-se insan yemenin daha eğlenceli olduğunu
öğrendi. Suaygırı-ruhu yemektense insan-ruhlarıni; balinaların büyük, nazik ve zeki mz