baĢka bir Ģey midir? Örneğin bir fok, avcı tarafından öldürülmeyi kabul ederse, bu avcı
foku öldürdükten sonra; ama onu yemeden önce, denizden gelen bir hayvan olduğu için
ona biraz su vererek inııdsmı onurlandırmalıdır. Bazı gerçek insanlardan olan avcılar bu
amaçla küçük kupalar taĢırlar, hâlâ en yaĢlıları ve en iyi avcılarından bazısı kendi
ağızlarındaki suyu ölü foklann ağzında boĢaltır.
Bizler hepimiz ruh yiyicileriz.
ġeytani ilisituk yaĢlı adamlar ve kadınlar ruh avcılarıydılar. Büyülü sözlerini avcıları
kontrolleri altına almak için kullandılar. Avcılar, ailelerini uzak bir yerde ya da bir dağın
içinde yaĢayıp ölmeleri için sık sık köyün dıĢına çıkarırlardı. Ruh-avcılarına kurban
olanların torunları qivitok olarak bilinmekteydi ve bunlar insanlardan daha vahĢiydi.
Aileler ve köylüler Ģeytanları yaĢlı ilisituktzn Ģüphelenmeye baĢladığında, büyücüler
düĢmanlarını öldürmesi için tupilek adında küçük Ģeytani hayvanlar yaratırlardı. Tupilekler,
ilk baĢlarda parmak büyüklüğünde küçük cansız Ģeylerdi; ilisitukun sihriyle canlandıktan
sonra, istedikleri büyüklüğe ve korkunç Ģekillere eriĢtiler. Ama kurbanları bu canavarların
elinden kolayca kaçabildiği için, tupilek de daha büyük bir canlının, örneğin bir suaygırının
ya da bir kutup ayısının Ģeklini almaya baĢladı. Sonra Ģeytan ilisituk tarafından lanetlenen
suçsuz avcı tuzağa düĢürülürdü. Ġnsanoğlu ölüm kapılannı çaldığında tehlikeli tupilek'len
nadiren kaçabilmiĢtir.
Ancak yaĢlı büyücünün bugün dünyada bıraktığı Ģeytan sayısı çok azdır; çünkü
eğer tupilek ona devredilen kurbanını öldürmekte baĢarısız olursa; eğer bir ġaman araya
girer ya da avcı çok akıllı çıkıp da kendi becerisiyle kaçarsa tupilek yaratıcısını boğazlamaya gelirdi. Böylece yaĢlı ilisituk, kendi yarattıklarının kurbanı olmaya baĢlardı.
Sonra bir zaman geldi ve binlerce yıl önce, Denizin Ruhu Sed-na, Havanın Ruhu ve
Ayın Ruhu'na öfkelendi.
Sedna, evrenin temel güçleri olan bu üçlemenin diğer iki parçasını öldürmek için
kendi tupilek ini yarattı.
Ruhtan yarattığı bu ölüm makinesi çok korkunçtu, kendi ruhisini vardı ve bu Ģey
Tuunbaqolarak anılırdı.
Tuunbaq, ruhlar dünyası ile insanların dünyası arasında özgürce dolaĢabiliyor ve
istediği Ģekli alabiliyordu. Büründüğü Ģekiller öyle korkunçtu ki saf bir ruh bile ona baktığı
zaman çılgına dönüyordu. Seclna'nın sadece karıĢıklık çıkarmak ve öldürmek amacıyla
yoğunlaĢtırdığı gücün kendisi baĢı baĢına bir dehĢetti. Üstelik Sedna, dıĢarıdaki sayısız
küçük Ģeytani ruhtan oluĢan ixit-qusiqfuklann yönetim gücünü Tuunbaq'md vermiĢti.
Sadece Tuunbatfm kendisi, Ayın Ruhu'nu ve Sila olarak bilinen Havanın Ruhu'nu
öldürebilirdi.
Ancak Tıtıınbaq, bütünüyle korkunç olsa da küçük tupilek kadar kurnaz değildi.
Bütün evreni enerjisiyle dolduran Havanın Ruhu Sila, ruhlar dünyasından ona doğru
yaklaĢan bu tehlikeli varlığı hissetti. Tu-unbaq tarafından yok edileceğini ve eğer yok
olursa evrenin yeniden bir keĢmekeĢe sürükleneceğini bildiği için, yaratığı yenmesine
yardım etmesi için Ayın Ruhu'nu çağırdı.