Kalabalık kahkahalarla alkıĢladı.
Bay ManĢon'ın kuvveti sayesinde makas parmaklarıma hemen iĢledi ki bu da benim
gidiĢatımın yararına oldu.
Tıbbi çantam getirildiğinde ben herkesin önünde kanamayı durdurmak için gerekli
damarları dikmeye çalıĢırken gülüĢmeler arttı. Tüm güçsüzlüğüme rağmen yaralara ilk
müdahaleyi yaptım.
Bay ManĢon beni çadıra götürmelerini söyledi; hasta çocuğuyla ilgilenen bir anne
gibi nazikti
O gün Bay Hickey beni Ģifa veren ilaç ĢiĢelerimden kurtardığını düĢünüyordu. Ayna
ben, morfinin, afyonun, afyon ruhunun, Dover tozunun, zehirli cıvalı kalomel ve
adamotunun büyük bir kısmını üzerinde kurĢun Ģekeri yazan sıradan bir ĢiĢeye boĢaltmıĢ
ve onu saklamıĢtım. Morfin, afyon ve afyon nıhunun önceki yükseklik seviyelerine gelmesi
içinse ĢiĢeleri suyla doldurmuĢtum.
Kaderin cilvesine bak ki ne zaman Bay ManĢon'a "kann ağrıları" nedeniyle ilaç
versem, her seferinde onda sekiz su alırken onda iki oranında da morfin alıyordu.
GörünüĢe göre Dev, kendindeki güç kaybını anlamıyordu. Buna rağmen her seferinde
bana tıbbi yöntemlere olan inancın önemini hatırlatıyordu.
Teğmen Hodgson'ın ölümünden beri, toplam sekiz parmak, bir kulak ve sünnet
derimi kaybetmeme rağmen yeniden itiraz ettim.
Son operasyon, toplanan kalabalık üzerinde büyük bir neĢe yarattı. Önlerinde yatan
taze cesetlere bakıp bu sirkin kendileri için de oynanabileceğini düĢünmüyorlardı.
Bay Hickey'in yumurtalıklanm üzerine savurduğu tehditlerin boĢuna olduğunu
biliyordum. Kalafatçı yardımcısı gemi içinde o kadar çok yaralı görmüĢtü ki artık bu tarz
kanamaların çoğu kez durdurulamayacağını biliyordu. Ayrıca Bay Hickey, bir cerrah olarak
benim ölmemi istemiyordu.
Sanırım bir ĢiĢede karıĢtırıp gizlediğim morfin, afyon ve afyon ruhunu (ve diğer tıbbi
materyali) içmeyi hiç düĢünmediğimi söylesem yalan olurdu. Ama bu ĢiĢeyi gizlediğim
yerden hiç çıkartmadım. ġimdiye dek.
Ġtiraf etmeliyim ki ilacın etkisinin kanıtlanandan daha hızlı olacağını düĢünmüĢtüm.
Artık Tanrı'nm bana lütfü olan ayaklarımı hissetmiyorum ve bacaklarım
dizkapaklarıma kadar hissizleĢti. Ġlaç kalbime ve diğer hayati organlarıma ulaĢmadan
önce, on dakika kadar zamanım olacak.
Az önce ilaçtan biraz daha içtim. Ġlacı tek seferde içemeyecek kadar korkak
olduğumu düĢünüyorum.
Sadece bilimsel amaçlar için bir gün birisi bu günlüğü keĢfetmelidir. KarıĢım kuvvetli
olmakla birlikte aynı zamanda yüksek miktarda alkol içeriyor. Teknelerinde hüküm süren
Bay Hickey ve ManĢon dıĢında, bu karanlık, fırtınalı yerde yaĢayan biri olsaydı, sırıtarak
geçirdiğim son dakikalarımı görmesini isterdim.