Test Drive | Page 429

Doktor Goodsir beni burada nasıl bırakır? Cerrahın onu son kez omuzlarından tutarak kaldırıp çorba içirdiği zamanı anımsamaya çalıĢtı. Bunu en son dün akĢam genç Hartnell yapmıĢtı, değil mi? Yoksa birkaç gün önce miydi? Cerrahın onu görmeye en son ne zaman geldiğini hatırlamıyordu. "Bekleyin!" diye seslendi. Çıkan Ģey sesten ziyade bir vızıltı gibiydi. Jopson günlerdir, belki de haftalardır hiç konuĢmadığını fark etti ve uğuldayan kulakları kendi sesini bile duymakta güçlük çekiyordu. "Bekleyin!" Ancak bu kadar oluyordu. Elini sallarsa belki onu görüp geri dönmelerini sağlayabilirdi. Thomas Jopson elini kaldıramadı ve bunu yapmayı denerken de düĢüp suratını yerdeki donmuĢ çakıllara çarptı. Böyle olmayacaktı, dirsekleri üstünde sürünerek onlar bunu fark edene kadar peĢlerinden gidecekti. PeĢlerinden yüzlerce metre sürünebilecek kadar sağlıklı bir denizciyi bırakıp gitmezlerdi. Jopson aĢınan dirsekleri üstünde bir metre daha ilerleyip yine donmuĢ çakıl zemine düĢtü. Etrafını sis kaplamıĢtı ve birkaç adım gerisindeki çadırını bile göremiyordu. Rüzgâr inlemeye baĢladı, belki de inleyen, çadırların içindeki diğer hastalardı ve soğuyan hava ıslak pantolonuyla kirli yün kazağının içindeki bedenini titretti. Böyle sürünerek çadırdan uzaklaĢmaya devam ederse çadıra dönmeye gücü kalmayacak ve burada, soğuğun ortasında ölecekti. "Bekleyin!" dedi. Cılız sesi yeni doğmuĢ bir kedinin miyavlamasını andırıyordu. Süründü, kıpırdandı, kıvrandı ve ancak bir metre daha ilerleyebildi... belki birkaç adım daha. Sonunda zıpkın yemiĢ bir fok gibi yere kapaklandı. Gücü tükenen kollarını ancak yüzgeç kadar hareket ettirebilirdi, hatta o kadar bile değil. Jopson çenesiyle buzlu zemini kazarak ilerlemeye çalıĢtı; ama kalan diĢlerinden birini de o a