Test Drive | Seite 427

56 JOPSON YaĢlı bir adammıĢ gibi onu geride bırakıyorlardı; çünkü onun artık tükendiğini hatta ölmek üzere olduğunu düĢünüyorlardı; ama bu çok gülünçtü. Thomas Jopson henüz otuz bir yaĢındaydı. Bugün, Ağustos'un yirmisinde otuz birine basmıĢtı. Doğum gününü YüzbaĢı Crozier hariç kimse bilmiyordu ve YüzbaĢı da bir süredir revir çadırına gelip onu ziyaret etmemiĢti. Ġskorbüt yüzünden diĢlerinin hemen hepsi dökülmüĢtü; ama saçlarının da dökülmesine anlam veremiyordu. DiĢetleri, gözleri, kıl kökleri ve anüsünde sürekli kanama oluyordu. Ona yaĢlı bir adammıĢ gibi davranıyorlardı; ama o yaĢlı değildi. Otuz bir yaĢına girdiği bugün, doğum gününde, onu ölüme terk ediyorlardı. Önceki gece ve bu öğleden sonra kamptaki hareketliliği fark etmiĢ; ama yüksek ateĢ yüzünden bilinci zaman zaman kapandığı için duyduğu o bağırıĢların, kahkahaların ve kızarmıĢ et kokusunun neye iĢaret ettiğini anlayamamıĢtı. Seher vakti uyandığında ise birinin çadıra gelip ona birkaç dilim yağlı fok derisi, balina yağı ve yarı piĢmiĢ fok eti bıraktığını gördü. Jopson kustu; ama günlerdir hiçbir Ģey yemediği için midesinde kusacak bir Ģey de kalmamıĢtı ve kendisine bırakılan bir tabak dolusu çerçöpü çadırın açık kapısından dıĢarı doğru itti. AkĢamüstü denizciler birer birer çadıra gelip hiçbir Ģey söylemeden ve suratına bile bakmadan ellerindeki küflü çörekleri mezar taĢı dizer gibi Jopson'ın yanına bırakmaya baĢlayınca, genç adam onların kamptan ayrılacaklarını anlamıĢtı. Ne itiraz etmeye ne de gördüğü rüyadan uyanmaya gücü vardı; ama bu yarı piĢmiĢ bayat çörek parçalarının Deniz Kuvvetleri'ne, keĢif ekibine ve YüzbaĢı Crozier'a yıllardır verdiği hizmetin karĢılığı olduğunu biliyordu. Onu geride bırakıyorlardı. Belki haftalardır ilk defa bu pazar sabahı kendini daha iyi hissetmiĢ; ama bugün de arkadaĢlarının Kurtarma Kampı'nı geri dönmemek üzere terk ettiklerini anlamıĢtı. Filika ve balina avı tekneleri kızaklara yüklenirken bağırıĢlar yükseliyordu. Beni nasıl geride bırakabiliyorlar? Jopson bunu yapabileceklerine inanmıyordu. YüzbaĢı Crozier'ın hastalığı sırasında ya da onun en huysuz ve en sarhoĢ zamanlarında bile hep yanında olmamıĢ mıydı? Gece yarıları YüzbaĢının odasından kovalarca kusmuğu döküp yüksek ateĢ içinde s