Test Drive | Page 419

Ben kuzeye bakarım. Saat yönünde ilerleyelim. Herhangi bir iz bulursan, bir damla kan bile olsa bu, ya da buz üstünde bir ayak izi, hemen haber ver. Ben yanına gelirim. Dikkatli olduğu. Ölmek üzere olan bir köpeğin gölgelerden çıkıp üzerine atlamasına ve silahını almasına izin veremeyiz." Aylmore ĢaĢırmıĢ ve korkmuĢtu. "Gerçekten bunu yapabilecek kadar güçlü olduğunu düĢünüyor musun? Vücudunda üç kurĢun ve bir sürü saçma parçası varken bunu yapabilir mi? Üzerinde paltosu yokken birkaç dakika içinde zaten donar. Gerçekten bize pusu kurup bekleyebileceğini mi düĢünüyorsun, Cornelius?" Hickey gülümsedi ve siyah havuzu iĢaret etti. "Hayır. Bence o öldü ve orada boğuldu. Ama emin olmamız gerekiyor. Emin olana kadar buradan gitmeyeceğiz. Gerekirse sabaha kadar ararız. Yükselen ve sonra alçalan ay ıĢığında üç saat daha aradılar. Polinia, buz bacaları, dört bir yana uzanan buz düzlük, kuzey, güney ve doğudaki basınç sırtları, kana ve ayağa en ufak bir iz taĢımıyordu. Hickey'in emrinden sonra Robert Golding'in John Lane ve William Goddard'ı parçalara ayırması tam üç saat sürdü; üçüncü saatin sonunda bile genç adam bu iĢi tam becerememiĢti. Sanki bir patlama olmuĢçasına etrafına kaburga, kafa, el, ayak ve omurilik parçaları saçılmıĢtı. Hickey ve diğerleri geri döndüğünde Golding o kadar çok kana bulanmıĢtı ki, ortaçağ ayinlerindeki kurbanlara benzemiĢti. Aylmore, Thompson ve hatta Magnus ManĢon genç adamın bu halinden irkilmiĢlerdi ama Hickey bu sahneye katıla katıla güldü. Yanlarında getirdikleri çuvallar muĢambaya sarılı et parçalarıyla dolmuĢtu. Buna rağmen çuvallardan kan sızıyordu. Soğuktan ve Ģoktan titreyen Goodsir'ü çözdüler. "Gitme zamanı, cerrah," dedi Hickey. Diğer çocuklar on altı kilometre ileride, batıda size hoĢ geldin demek için bekliyorlar." "Bay Des Voeux ve diğerleri peĢinizden gelecektir." "Hayır," dedi Hickey kendinden emin bir sesle. "Gelmeyecekler. Elimizde en az üç tüfek ve bir tabanca bulunduğunu öğrenince bundan vazgeçerler. Tabii her Ģeyden önce burada olduğumuzu anlamaları gerekir ama hiç sanmıyorum." Golding'e döndü: "Yeni arkadaĢımıza taĢıması için bir çuval et ver, Bobby." Goodsir ağır çuvalı taĢımayı reddedince Magnus ManĢon ona öyle bir vurdu ki az kalsın kaburgaları kırılacaktı. Kan sızan çuvalı almayı bu Ģekilde dört kez reddeden Goodsir, daha fazla darbe yememek için çuvalı aldı. "Gidelim," dedi Hickey. "Burada iĢimiz bitti."