Ben kuzeye bakarım. Saat yönünde ilerleyelim. Herhangi bir iz bulursan, bir damla kan bile
olsa bu, ya da buz üstünde bir ayak izi, hemen haber ver. Ben yanına gelirim. Dikkatli
olduğu. Ölmek üzere olan bir köpeğin gölgelerden çıkıp üzerine atlamasına ve silahını
almasına izin veremeyiz."
Aylmore ĢaĢırmıĢ ve korkmuĢtu. "Gerçekten bunu yapabilecek kadar güçlü
olduğunu düĢünüyor musun? Vücudunda üç kurĢun ve bir sürü saçma parçası varken
bunu yapabilir mi? Üzerinde paltosu yokken birkaç dakika içinde zaten donar. Gerçekten
bize pusu kurup bekleyebileceğini mi düĢünüyorsun, Cornelius?"
Hickey gülümsedi ve siyah havuzu iĢaret etti. "Hayır. Bence o öldü ve orada
boğuldu. Ama emin olmamız gerekiyor. Emin olana kadar buradan gitmeyeceğiz.
Gerekirse sabaha kadar ararız.
Yükselen ve sonra alçalan ay ıĢığında üç saat daha aradılar. Polinia, buz bacaları,
dört bir yana uzanan buz düzlük, kuzey, güney ve doğudaki basınç sırtları, kana ve ayağa
en ufak bir iz taĢımıyordu.
Hickey'in emrinden sonra Robert Golding'in John Lane ve William Goddard'ı
parçalara ayırması tam üç saat sürdü; üçüncü saatin sonunda bile genç adam bu iĢi tam
becerememiĢti. Sanki bir patlama olmuĢçasına etrafına kaburga, kafa, el, ayak ve omurilik
parçaları saçılmıĢtı. Hickey ve diğerleri geri döndüğünde Golding o kadar çok kana
bulanmıĢtı ki, ortaçağ ayinlerindeki kurbanlara benzemiĢti. Aylmore, Thompson ve hatta
Magnus ManĢon genç adamın bu halinden irkilmiĢlerdi ama Hickey bu sahneye katıla
katıla güldü.
Yanlarında getirdikleri çuvallar muĢambaya sarılı et parçalarıyla dolmuĢtu. Buna
rağmen çuvallardan kan sızıyordu.
Soğuktan ve Ģoktan titreyen Goodsir'ü çözdüler.
"Gitme zamanı, cerrah," dedi Hickey. Diğer çocuklar on altı kilometre ileride, batıda
size hoĢ geldin demek için bekliyorlar."
"Bay Des Voeux ve diğerleri peĢinizden gelecektir."
"Hayır," dedi Hickey kendinden emin bir sesle. "Gelmeyecekler. Elimizde en az üç
tüfek ve bir tabanca bulunduğunu öğrenince bundan vazgeçerler. Tabii her Ģeyden önce
burada olduğumuzu anlamaları gerekir ama hiç sanmıyorum." Golding'e döndü: "Yeni
arkadaĢımıza taĢıması için bir çuval et ver, Bobby."
Goodsir ağır çuvalı taĢımayı reddedince Magnus ManĢon ona öyle bir vurdu ki az
kalsın kaburgaları kırılacaktı. Kan sızan çuvalı almayı bu Ģekilde dört kez reddeden
Goodsir, daha fazla darbe yememek için çuvalı aldı.
"Gidelim," dedi Hickey. "Burada iĢimiz bitti."