Ġri gölge Goddard ve Lane'i paltolarının yakasından çekerek buz açıklığa doğru
çekti. Adamların botları buzu çiziyordu. Buz bacalarının arkasından üçüncü bir kiĢi geldi,
Goddard ve Lane'in tüfeklerini aldı, bunların birini Golding'e verdi, diğerini kendisine aldı.
"Çık oradan," dedi Richard Aylmore, tüfeğinin ucuyla iĢaret ederek.
Crozier boğazına bıçak dayanan gölgenin George Thompson'a ait olduğunu anladı
adamın kokusundan. YüzbaĢı doğruldu, arkasındaki adamın da hafif itiĢiyle, hafif
sendeleyerek buz bacalarından kendisini ay ıĢığında bekleyen adama doğru yaklaĢtı.
Magnus ManĢon, Lane ve Goddard'ın bedenlerini efendisi Cor-nelius Hickey'in
önüne attı.
"YaĢıyorlar mı?" diye sordu Crozier. Thompson hâlâ Yüzba-Ģı'nın kollarını arkadan
tutuyordu. Boğazına artık bıçak dayamıyor olsalar da, iki tüfeğin namlusu Crozier'a
çevrilmiĢti.
Hickey adamları incelercesine eğildi, birdenbire elinde biten bıçakla iki düzgün, basit
hareketle adamların boğazlarını kesti.
"Artık yaĢamıyorlar, Bay Yüce ve Güçlü Crozier," dedi kalafatçı yardımcısı.
Buza akan kan, ay ıĢığında simsiyah görünüyordu.
John Irving'i de bu teknikle mi öldürdün?" diye sordu Crozier öfkeden titreyen
sesiyle.
"Canın cehenneme," dedi Hickey.
Crozier Robert Golding'e baktı. "Umarım otuz parça gümüĢünü almıĢsmdır."
Golding kıs kıs güldü.
"George," dedi kalafatçı yardımcısı, Crozier'ın arkasında duran Thompson'a.
"Crozier'ın sağ cebinde bir tabanca var. Onu al. Dic-kie, tabancayı bana getir. Crozier
hareket edecek olursa, onu öldür."
Thompson tabancayı alırken Aylmore ele geçirdiği tüfeği Crozier'a doğrultmuĢtu.
Sonra ilerledi, tabancayı ve Thompson'ın bulduğu kurĢun kutusunu aldı, tüfeği indirmeden
geri çekildi. Ay ıĢığının düĢtüğü boĢluğu geçti ve tabancayı Hickey'e verdi.
"Doğa zaten canımıza okuyor," dedi Doktor Goodsir aniden. "Neden bir de
birbirimize giriyoruz? Neden insan türü Tann'nın verdiği sefaleti, dehĢeti ve ölümü daha da
kötü bir hale getirir? Bunu yanıtlayabilir misin, Bay Hickey?"
Kalafatçı yardımcısı, ManĢon, Aylmore, Thompson ve Golding cerraha sanki
anlamadıkları bir dilde konuĢmuĢçasına baktılar.
Orada geriye kalan tek canlı olan Crozier de öyle.
"Ne istiyorsun, Hickey?" diye sordu Crozier. "Yolculuğunda iyi insanları yemek
dıĢında?"
"Boktan çeneni kapatmanı, sonra yavaĢ yavaĢ acı içinde ölmeni istiyorum," dedi
Hickey.