Robert Golding bu söze çılgın gibi güldü. Elinde tuttuğu tüfeğin namlusu Goodsir'ün
boynunda iz bırakıyordu.
"Bay Hickey," dedi Goodsir. "Ölen arkadaĢlarımın cesetlerini parçalama iĢinde sana
asla yardımcı olmayacağımı biliyorsun, değil mi?"
Hickey, ay ıĢığında küçük diĢlerini gösterdi. "Yardımcı olacaksın, cerrah. Seni temin
ederim. Yoksa vücudunun parçalannı teker teker kesip sana yediririz."
Goodsir yanıt vermedi.
"Tom Johnson ve diğerleri seni bulacaktır," dedi Crozier bakıĢlarını Cornelius
Hickey'in yüzünden hiç ayırmadan.
Kalafatçı yardımcısı güldü. "Johnson bizi buldu bile, Crozier. Daha doğrusu, biz onu
bulduk."
Kalafatçı yardımcısı arkasına uzandı ve karın içinden bir çuval parçası çıkardı.
"Yalnızken Johnson'ı nasıl çağırırdınız Kral Crozier? Sağ kolum mu derdiniz onun için?
ĠĢte burada." Dirseğin tam üzerinden kesilmiĢ, çıplak ve kanlı, beyaz, parlayan kemiği
görünen bir sağ kol çıkardı ve Crozier'ın ayağının dibine attı.
Crozier yere bakmadı. "Seni küçük tükürük parçası. Sen hep bir hiçtin ve öyle
kalacaksın."
Hickey yüzünü buruĢturdu; ay ıĢığı sanki insan olmayan bir Ģeye vuruyordu. Son
saatlerini yaĢayan bir iskorbüt hastalarında görüldüğü gibi dudakları küçük diĢlerini
gösterecek Ģekilde içe doğru çekildi. BakıĢlarında deliliğin, öfkenin çok ötesinde bir Ģeyler
vardı.
"Magnus, YüzbaĢı'yı boğ," dedi Hickey. "Hemen, Ģimdi." "Tamam, Cornelius," dedi
Magnus ManĢon ve yürümeye baĢladı.
Goodsir öne fırlayacak oldu ama Golding bir eliyle namluyu doktorun kafasına
doğrultup diğer eliyle onu sıkıca tuttu.
Dev adam kendisine doğru gelirken Crozier kılını bile kımıldatmadı. Manson'ın
gölgesi YüzbaĢı ve onu tutan George Thomp-son'ın üzerine çöktüğünde, Thompson
hafifçe irkildi, Crozier geriye doğru hareket etti, sonra öne çıktı, kollarını kunardı, elini
paltosunun sol cebine soktu.
Goodsir az daha kazayla tüfeğinin tetiğini çekip Goodsir'ün beynini dağıtacaktı.
YüzbaĢı'nın cebinde bir parlama gördüğünde ve çifte merminin patlamasıyla buz
bacalarına kadar giden bir ses duyduğunda çok ĢaĢırmıĢtı.
"Ah," dedi Magnus ManĢon ellerini yavaĢça karnına götürerek.
"Lanet olsun," dedi Crozier sakin bir biçimde. Ġstemeden ta-bancasındaki iki kurĢunu
da harcamıĢtı.
"Magnus!" diye bağırdı Hickey ve dev adama doğru koĢtu.
"Galiba YüzbaĢı beni vurdu, Cornelius," dedi ManĢon. Dev adamın kafası karıĢmıĢ
ve biraz ĢaĢırmıĢtı.