Golding kendinden emin bir biçimde baĢını iki yana salladı. "Hayır, YüzbaĢım. Yüzü
kan içinde olan ĢiĢman Alex'ti."
"Peki, bu kendi kanı mıydı, yoksa bir baĢkasının kanı mıydı?" diye sordu Goodsir.
"Bilmiyorum," diye yanıtladı Golding. Neredeyse somurtuyordu. "Bay Des Voeux
yanınızda tıbbi malzemeleri getirmenizi istemiĢti. Ben de birinin yaralı olduğunu
düĢündüm. Sizin birisini iyileĢtirmenizi istemiĢ olacak."
"Burada kimse yok," dedi kalafatçı John Lane. Buzun iki buçuk metre altındaki
karanlık sulara bakarak polinidnın buzlu köĢeĢinde dikkatle yürüyor, sonra tekrar buza geri
dönüyordu. "Neredeler? Bay Des Voeux'nun buradan ayrılırken yarlında senin dıĢında
sekiz adam daha vardı, Golding." ,
"Bilmiyorum, Bay Lane. Sizi buraya getirmemi söyledi."
Depodan sorumlu Goddard ellerini ağzında birleĢtirdi ve bağırdı: "Heeeey? Bay Des
Voeux? Heeeey?"
Sağ taraflarından birisi bağırarak yanıt verdi. Ses belirsiz, boğuk çıkıyordu ama
taĢıdığı heyecan da seziliyordu.
Crozier, tekrar Golding'e iĢaret ederek üç buçuk metre yüksekliğindeki buz bacaları
arasından ilerledi. ĠĢlenmiĢ kuleler gibi duran buz bacaları arasından geçen rüzgâr
uğulduyordu ve oradakiler buz bacalarının sivri uçlarının gemideki bıçakların çoğuna göre
daha güçlü olduğunu biliyorlardı.
Ay ıĢığında, önlerinde, buz bacalarının arasındaki küçük, buzlu açıklığın ortasında
bir adamın karanlık figürü belirdi.
"Eğer bu Des Voeux ise," diye fısıldadı Lane YüzbaĢı'ya, "sekiz adam kayıp
demektir."
Crozier baĢıyla onayladı. "John, William, siz önden gidin. YavaĢça. Tüfeklerinizi
ateĢe hazır duruma getirin. Doktor Goodsir, lütfen benimle burada kalın. Golding, sen
burada bekle."
"Emredersiniz, komutanım," diye fısıldadı William Goddard. Goddard ve Lane
parmaklarını kullanabilmek için diĢleriyle eldivenlerini çıkardılar, çift namlulu tüfeklerini
ateĢe hazır halde doğrulttular, buz bacası ormanının ucunda bulunan, ay ıĢığının vurduğu
açıklığa geldiler.
Son buz bacasının arkasından iri bir gölge çıktı ve Lane ile Goddard'ın kafalarını
birbirine vurdu. Ġki adam mezbahada kesilen davarlar gibi yere düĢtü.
Bir baĢka gölge Crozier'ın kafasına arkadan vurdu, kollannı toparlanmaya çalıĢan
adamın etrafında sardı ve boğazına bir bıçak dayadı.
Robert Golding, Goodsir'ü yakaladı ve boğazına bir bıçak dayadı. "Kımıldamayın,
Doktor," diye fısıldadı genç adam. "Yoksa ameliyat yapma sırası bana gelir."