"Pekâlâ," dedi Crozier. "Doktor Goodsir'e onu çağırdığımı, yanına tıbbi
malzemelerini almasını ve sıkıca giyinmesini söyle. Ġkinizi filikaların bulunduğu yerde
bekliyorum."
Golding dört adama yol gösteriyordu. Crozier, Des Voeux'nun sadece doktorla
beraber gelmesine iliĢkin mesajını önemseme-miĢti. Kalafatçı John Lane ve depodan
sorumlu William God-dard'ın da yanlanna tüfeklerini alarak gelmelerini emretmiĢti.
Buzdağlarını, buz yığınları ve üç tane basınç sırtını aĢıp, Gol-ding'in daha önce geldiği
yolda bıraktığı ayak izlerinin ve iĢaret olarak bıraktığı 7erö^den getirdikleri bambu
sopalarının bulunduğu buz bacası ormanına ulaĢtılar. Des Voeux'nun grubu iki gün önce
geçtikleri yolları hatırlamak ve açık denizlere ulaĢmak için filikaları kızaklarla çekerken
mümkün olan en uygun geçitleri iĢaretlemek için yanlanna sopalar almıĢlardı. Ay ıĢığı o
kadar aydınlıktı ki gölgelerin oluĢmasına bile neden oluyordu. Bambudan yapılma sopalar
bile mavi-beyaz buzun üstüne kırbaç kadar ince de olsa gölgeler gönderiyordu.
Ġlk saatte adamlann nefes alıĢlarından, botlannın karlarda ses çıkarmasından ve
etraflarındaki kınlma seslerinden baĢka ses yoktu ortada. Sessizliği Crozier bozdu:
"Kadının öldüğüne emin misin, Golding?"
"Kimin?"
Crozier'ın sabırsızlığını yansıtan iç çekiĢi ay ıĢığında parlayan buz kristallerine
dönüĢtü. "Lanet olsun, burada kaç tane kadın var? Tabii ki Bayan Sessizlik'ten
bahsediyorum."
"Ah, evet, komutanım." Genç adam burnunu çekti. "Evet, öldü. Göğüsleri kesilmiĢti."
Bir baĢka alçak basınç sırtına tırmanırlarken Crozier genç adama sert bir bakıĢ
fırlattı ve mavi renk veren, yüksek buzdağının gölgesine geçti. "Ama onun Bayan Sessizlik
olduğuna emin misin? BaĢka bir yerli kadın olamaz mı?"
Bu soru Golding'in kafasını kanĢtırmıĢa benziyordu. "Burada baĢka bir Eskimo
kadın mı var, komutanım?"
Crozier baĢını iki yana salladı ve genç adama eliyle yoluna devam etmesini iĢaret
etti.
Kampı terk edeli bir buçuk saat geçtikten sonra, Golding'in deyiĢiyle "polyana"ya
ulaĢtılar.
"Daha ileride olduğunu söylemiĢtin," dedi Crozier.
"Ben daha önce hiç bu kadar uzağa gitmemiĢtim. Bay Des Voeux o Ģeyi
bulduğunda ben fok avlıyordum." Buz açıklığının yanında bulunduklan yerin arkasını ve
solunu iĢaret etti belli belirsiz.
"Yaralılar olduğunu söylemiĢtin, neredeler?" diye sordu Goodsir.
"Evet, komutanım. Alex Wilson'un yüzü kan içindeydi."
"Ama George Cann'ın yüzünün kan içinde olduğunu söylemiĢtin," dedi Crozier.