Test Drive | Page 398

sonra, sonunda ölmüĢtü; cesedi gömülmeden ve üzerine tek kelime edilmeden buzun üzerine bırakılmıĢtı. Geminin kayıtlarında yola çıkan iki "genç adam" bulunuyordu. ġimdiyse, sadece biri hayattaydı. Çocuksu hareketlerine rağmen artık çocuk sayılamayacak, yirmi üç yaĢındaki Robert Golding yoklamaya yanıt vermiĢti. Yola çıkarken altmıĢ iki can taĢıyan Terör gemisinden, 13 Ağustos 1848'de Kurtarma Kampı'na katılan otuz beĢ kiĢi kalmıĢtı. Otuz dokuz Erebus tayfası, otuz beĢ Terör tayfası olmak üzere yetmiĢ dört kiĢi hayattaydı; 1845 yılının yazında Grönland'dan yüz yirmi altı kiĢiyle yola çıkmıĢlardı. Ama Ģu anda hayatta sayılan tayfalardan dördünün son yirmi dört saat içinde ayağı kesilmiĢti; en az yirmi tanesi devam edemeyecek kadar hasta, sakat, aç ve zayıftı. Sefere katılanların üçte biri sınır noktasına varmıĢtı. Yeniden kendilerini toplama zamanıydı. . . "Her Ģeye kadir Tanrı," diye baĢladı Crozier yorgun sesiyle, "ruhlarımız senden gelir ve inananların ruhu bedenlerini terk ettikten sonra zevk ve neĢeyle sana döner: Otuz dokuz yaĢındaki kardeĢimiz John Diggle'ı yanına alarak bu günahkâr dünyanın acılarından kurtardığın için sana teĢekkür ederiz. Senin seçiminle burada kalanlar olarak, temiz imanımızla sana yakarıyoruz; bizlere de aynı onuru yaĢatmanı, bizi yanına alarak, ruhumuzu ve bedenimizi sonsuz büyüklüğünde dinlendirmemize izin vermeni istiyoruz. Âmin." "Âmin," diye tekrarladı ayakta durmayı baĢarabilen altmıĢ iki tayfa cılız bir sesle. "Âmin," dediler çadırda yatan on iki kiĢiden bazıları. Crozier toplanan tayfalara dağılma emri vermedi. '"Erebus ve Terör gemileri tayfaları, John Franklin Seferi üyeleri, arkadaĢlar," dedi sertçe. "Bugün hangi yolu izleyeceğimize karar vermek zorundayız. Hepiniz -geminin yasaları ve Kraliyet Donanması KeĢif Birimi yasaları uyarınca- benim emrim altındasınız ve ben sizi azledene kadar da benim emrim altında olmaya devam edeceksiniz. ġimdiye kadar Sor John'un, YüzbaĢı Filzjames'in ve benim emirlerime uydunuz ve bu konuda zorluk çıkarmadınız. Pek çok arkadaĢımız ve. dostumuz Ġsa efendimizin yanındalar Ģu anda. Ama yetmiĢ dördümüz hâlâ hayattayız. Bütün kalbimle burada, Kurtarma Kampı'nda bulunan herkesin Ġngiltere'ye sağ salim dönmesini, ailelerine kavuĢmasını istiyorum; Tanrı Ģahidimdir ki bunun gerçekleĢmesi için elimden geleni yaptım. Ama bugün bu amaca ulaĢmak için verilecek kararı size bırakıyorum." Tayfalar kendi aralarında fısıldaĢıyorlardı. Crozier birkaç dakikalığına buna izin verdi ve sözlerine devam etti. "Ne yaptığımızı duydunuz - Doktor Goodsir yola çıkamayacak kadar hasta olanlarla beraber burada kalacak; daha sağlıklı olanlar Back Nehri'ne doğru yol alacaklar. Aranızda hayatta kalmamız aklına için baĢka bir çare gelen biri var mı?" Tayfalar yere bakıyor, botlarını yere sürtüyorlardı; ortalık sessizdi. Ama sonra George Hodgson öne çıktı.