Grönland'dan ayrıldıklarında Erebuédà yinııi bir ast rütbeli subay vardı ve bugün
bunların on beĢi hayattaydı; bununla birlikte bunların bazılan -örneğin Karnaval'daki
yanıkları bir türlü iyileĢmeyen muhasebeci yardımcısı William Fowler- yol boyunca beslenmekten baĢka bir iĢi olmayan adamlardan farksızlardı.
1845 yılının Noel'inde Erebus'da toplandıklarında hayatta olan on dokuz denizciden
on beĢi hâlâ hayattaydı.
Ağustos 1848 itibarıyla Erebus'daki yedi deniz piyadesinin üçü hayattaydı: OnbaĢı
Person, erler Hopcraft ve Healey. Ama bunlar iskorbüt yüzünden, kızak çekmek bir yana,
ne nöbet tutabiliyorlar ne de ava çıkabiliyorlardı. Yine de bu sabah tüfeklerinin üzerine
yaslanarak diğer yorgun, kambur tayfaların arasında yerlerini almıĢlardı.
Erebus'un en genç tayfalarından sadece ikisi hayattaydı. Bunların ikisi de -David
young ve George Chambers- yola çıktıklarında on sekiz yaĢındaydılar. Ama Chambers
karnaval gecesi yaratığın saldırısı sonucunda çıkan yangından o kadar etkilenmiĢti ki o
günden bir yana etrafına boĢ boĢ bakıyordu. Buna rağmen kendisine emredildiğinde kızağı
çekebiliyor, yemek yiyebiliyordu; kendi kendine ise sadece nefes alabiliyordu.
Az önce bitirdikleri sayıma göre 13 Ağustos 1848 itibarıyla Ere-bus'ta yola çıkarken
hayatta olan altmıĢ beĢ kiĢinin otuz dokuzu yaĢıyordu.
Terör' deki subaylar Erebus'dakilere göre daha iyi dayanmıĢlardı. En azından iki
alaylı subay YüzbaĢı Crozier ve Teğmen Hodgson hayattaydı. ÇavuĢ Robert Thomas,
Crozier'ın muhasebecisi Bay E. J. Helpman ve sefere subay rütbesiyle katılan bir baĢka sivil hayatta kalan diğer subaylardı.
Teğmenler Little ve Irving, ÇavuĢ Hornby, Buz uzmanı Blanky, ÇavuĢ MacBean ve
cerrahlar Pediie ve McDonald hayatta değildi.
Terör'âeki on bir üst rütbeli subayın dördü hayattaydı.
Crozier sefere üç orta rütbeli subayla baĢlamıĢtı: Mühendis James Thompson,
Kalafatçı John Lane, marangoz Thomas Honey. Üçü de hayattaydı. Bununla birlikte
mühendis değil kızağı çekmek, ayakta bile duramayacak kadar zayıflamıĢ bir iskeletti artık.
Bay Honey'de ileri iskorbüt belirtileri görülüyordu; ayrıca bir gece öce bacağı kesilmiĢti.
Marangoz, inanılmaz biçimde bu içtimaya katılmıĢ, adı söylenince çadırından