Test Drive | Seite 396

Bu sabah -eğer yorgun Crozier yanılmıyorsa günlerden pazardı— Goodsir yeni yardımcısı Thomas Hartnell'in de yardımıyla son ayak kesme ameliyatını gerçekleĢtirecekti; Crozier bundan sonra bir çeĢit ayin yapmak için tayfaları toplayacaktı. Orada Goodsir'ün sakatlanan, iskorbüte yakalanan tayfalarla kalacağını, kendisinin ise, buz çözülsün ya da çözülmesin, önümüzdeki hafta yanına en sağlıklı adamları ve en az iki tekneyi alıp güneye ilerleyeceğini söyleyecekti tayfalara. Reuben Male, Hodgson, Sinclair ya da Hickey gibi komplocuların baĢka planları varsa, rütbesine saygı gösterdikleri takdirde onlarla önerilerini tartıĢmaya ve gerekirse onlarla anlaĢmaya hazırdı. Kurtarma Kampı'nda ne kadar az kiĢi kalırsa o kadar iyi olurdu. Özellikle de bu çürük elmalardan kurtulmak anlamına geliyorsa. Doktor Goodsir, Bay Diggle'ın kangren olmuĢ ayağı ve bileğini ameliyat etmeye baĢladığında, ameliyat çadırından çığlıklar gelmeye baĢladı. Her iki cebinde birer tabanca taĢıyan Crozier Thomas John-son'ı bulup tayfalara toplanma emrini iletmesini söylemeye gitti. Seferde herkesin en sevdiği kiĢi, Francis Crozier'ın her iki kutupta da geçirdiği yıllar boyunca tanıdığı en iyi aĢçı olan Bay Diggle ayağı kesildikten birkaç dakika sonra, ayin yapılmadan birkaç dakika önce, kan kaybından öldü. Hayatta kalan tayfalar iki günden uzun süren kamplar yaptıklarında kalafatçılar buzda buldukları en düz yere ellerine aldıkları sopalarla Erebus ve Terörün orta ve alt güvertelerinin kabataslak planını çiziyorlar, böylece tayfaların ayin boyunca nerede duracaklarını aĢağı yukarı sezmelerini sağlıyorlardı. Terör Kam-pı'nda geçirilen ilk günlerde ve daha sonraları, tayfaların nerede durmaları gerektiği konusunda kafaları karıĢmıĢ, yere çizilen plana göre herkes tek bir geminin ulunduğu yerde toplanmıĢtı; ama Ģimdi buzun düz olduğu yerler o kadar azdı ki tayfalar ancak tek bir geminin sığabileceği bir alana sıkıĢmıĢlardı. Toplandıktan sonraki ve Crozier'ın Ġncil'den kısa bir parça okumasından önceki sessizlikte -Bay Diggle'ın çığlıklarının ardından gelen daha derin sessizlikte- Crozier eski elbiseleri, uzamıĢ sakalları, solgun yüzleri, kirli ve boĢ bakıĢlı, normalde hazır ol konumundan çok daha gevĢek bir biçimde ayakta duran tayfalara baktı. Erebust daki on üç üst rütbeli subaydan dokuzu ölmüĢtü: Sör John, Komutan Fitzjames, Teğmen Graham Gore, Teğmen H. T. D. Le Vesconte, Teğmen Fairholme, ÇavuĢ Collins, Buz Uzmanı Reid, BaĢ Cerrah Stanley. Hayatta kalan subaylar ise Ģunlardı: ÇavuĢlar Des Voeux ve Couch, Yardımcı Cerrah Goodsir (ayine geç katılmıĢtı; boynu diğer tayfalarınkine göre daha uzundu; gözleri bitkin ve yenilmiĢ bir halde yere bakıyordu) ve muhasebeci çok ağır bir hastalıkla boğuĢan ve Ģimdi iskorbüt yüzünden çadırda yatan Charles Hamilton Osmer. Erebus'daki alaylı subayların hepsinin öldüğü, geriye sadece ihtiyaçlar nedeniyle subay rütbesi verilen sivillerin kaldığı Crozierin dikkatinden kaçmamıĢtı. Erebus'un tüm orta rütbeli subayları -mühendis John Gregory, Kalafatçı Thomas Terry, Marangoz John Weekes- ölmüĢtü.