"Gezintiye," diye tekrarladı Goodsir. "Neden Bay Bridgens? Buradaki denizcilerden
ortalama otuz yaĢ büyüksünüz ve onlardan en az on kat daha sağlıklısınız."
"Sağlık konusunda hep Ģanslı olmuĢumdur, efendim," dedi Bridgens. "Korkarım bu
yıllar içinde edindiğim bilgeliğin değil, sadece kalıtımın bir sonucu."
"O halde neden..." diye baĢladı cerrah.
"Zamanı geldi, Doktor Goodsir. Gençken oyuncu olup sahneye çıkmayı düĢlerdim.
Oyunculukla ilgili öğrendiğim Ģeylerden biri, büyük aktörlerin sahneye güzel bir giriĢ
yapmayı öğrenmeden önce, sahneden güzel bir çıkıĢ yapmayı öğrendikleriydi."
"Bir Stoacı gibi konuĢtunuz Bay Bridgens. Marcus Aurelius hayranı gibi. Ġmparator
senden hoĢnut değilse eve git, sıcak bir duĢ al ve..."
Bridgens, "Ah, hayır efendim," dedi. "Stoacı felsefeye hayranını, evet; ama aslında
ben hiçbir zaman bıçaklardan ve kılıçlardan hoĢlanmadım. Ġmparator kellemi, ailemi,
topraklarımı alabilir. Ama keskin sınırlara gelince ben tam bir ödlek olurum. Bu akĢam
biraz yürümek istiyorum ve belki biraz da kestirmek." Olur ya belki rüya görürsünüz," dedi
Goodsir.
Kamarot, "Evet, burada ince bir alay var," dedi. Sesi tedirgindi.
Cerrah merak ve üzüntü
düĢünüyorsunuz?" diye sordu.
içinde,
"Gerçekten
kurtulamayacağımızı
mı
Bridgens önce cevap vermedi. Sonunda, "Gerçekten bilmiyorum," diyebildi. "Bu,
bizim için Büyük Esir Gölünün kuzeyinden bir kurtarma ekibi gönderip göndermediklerine
bağlı. GöndermiĢ olabilirler, üç yıldır bizden haber alamıyorlar ve kurtulma Ģansı olabilir.
Bizi eve götürebilecek tek adamın Francis Rawdon Moira Crozier olduğunu biliyorum.
Onun Amirallik tarafından sürekli küçümsendiğini de biliyorum."
Goodsir, "Bunu ona kendiniz söyleyin," dedi. "En azından gideceğinizi ona söyleyin.
Bunu yapmanız gerekir."
Bridgens gülümsedi. "Yapardım; ama ikimiz de biliyoruz ki gitmeme izin
vermeyecektir. Hatta gitmeyeyim diye beni zincirleyebilir."
"Evet," dedi Goodsir. "Ama kalırsan bana büyük bir iyilik yapmıĢ olursun, Bridgens.
Birkaç ameliyatta senin sağlam ellerine ihtiyacım olacak."
"Size yardım edebilecek baĢka adamlar da var, efendim. Benden daha güçlü daha
sağlam elleri olan."
"Ama senin kadar zeki olanı yok. Kimseyle seninle konuĢtuğum gibi konuĢamam.
Tavsiyelerin benim için önemli."
"TeĢekkürler, doktor. Size söylemek istemezdim; ama kan benim midemi bulandırır.
Çocukluğumdan beri. Son haftalarda sizinle çalıĢmak benim için çok değerliydi; ama bu
hassas tabiatımı zorluyor. Aziz Agustin'in dediği gibi, tek gerçek günah, insanın çektiği
acıdır. Eğer yine kesilecek organlar varsa, benim gitmem en iyisi olacak." Elini uzattı.
"HoĢça kalın, Doktor Goodsir,"