Test Drive | Page 390

50 BRIDGENS ohn Bridgens hayatının farklı dönemlerini bazı edebiyat eserleriyle* karĢılaĢtırırdı. Ay ıĢığı altında horlayan adamlarının yanındaki Crozier uykusunda ağzını açıp kutsanmıĢ ekmeği bekledi. / Öğrencilik yıllarında kendini Boccaccio'nun Decameron'^undan ya da Chaucer'ın Canterbury Hikâyeleri'nden karakterlere benzetirdi ve her zaman ana karakterleri seçmezdi. Yirmili yaĢlarında kendini Hamlet'le özdeĢleĢtirmiĢti. Tuhaf bir biçimde yaĢlanan Danimarka Prensi (Bridgens'a göre çocuk Hamlet beĢinci sahnede otuzlu yaĢlarında bir adam oluyordu), düĢünce ve eylem, güdü ve tepki arasında kalmıĢtı. Bu bilinçlilik hali onun her Ģeyi, hatta düĢüncenin kendisini bile düĢünmeye itmiĢti. Genç Bridgens da Hamlet gibi bilincinin kurbanıydı ve sıklıkla devam etmek ya da devam etmemek sorununu düĢünüyordu.(Bridgens'ın, oğlancı olduğu için Oxford'dan sürülmüĢ zarif hocası, meĢhur, olmak ya da olmamak monologunun basit bir ölüm tartıĢması olmadığını küçümser bir tavırla Bridgens'a öğretmiĢti; ama Bridgens bundan daha da fazlasını biliyordu zaten. Vicdan hepimizi ödlekleĢtiriyor, lafı olgun bir ruha sahip olan genç Bridgens için söylenmiĢti. Varlığından, doğal olmayan arzularından ve hep - mıĢ gibi yapmaktan mutsuzdu. Hayatını sona erdirmeyi düĢündüğünde, aynı iĢkencenin öbür tarafta da devam etme ihtimalinden korkardı.) Genç bir adamken onu kendini öldünrıekten alıkoyan iki Ģey vardı: Kitaplar ve hiciv duygusu. Orta yaĢlılığında kendini daha çok Odysseus'a benzetmeye baĢladı. Benzetmenin sebebi her ikisinin de dünyayı dolaĢmıĢ olması değil, Homer'in çağdaĢlarının Odysseus için yaptığı "kurnaz" ve "hilekâr" tanımlamasıydı. Bridgens diğerlerini idare etmek için kurnazlık yapmazdı; ama kendisine mızrak ve zıpkınlarla saldırılan Homer karakterlerinin durumuna düĢerse bu özelliğini kullanabilirdi. Kurnazlığı daha çok görünmez olmak ve görünmez kalmak için kullanırdı. Yıllar önce Harry Peglar ile tanıĢtığı Majestelerinin Gemisi Be-agle'daki beĢ yıllık yolculuğu sırasında Bridgens, Harry'ye Odysseus benzerliğinden bahsetmiĢti. Ġki denizci küçük kamarada satranç oynuyorlardı, Bridgens, böyle bir yolculuktaki herkesin aslında çağdaĢ birer Ulysses olduğundan söz etmiĢti. Harry, anlamaya çalıĢırcasına dikkatle bakarak "Nasıl oluyor da sizi evde bekleyen bir Penelope'niz oluyor Bay Bridgens?" diye sormuĢtu. Kamarot o günden sonra daha tedbirli davranmaya baĢladı. Tıpkı Odysseus gibi o da sonunda hilekârlığın dünyada bir karĢılığı olmadığını ve Tanrıların kibirlileri cezalandırdıklarını öğrenmiĢti.