Ve hizmetkârların konusunda fikrini değiĢtir.
Sabahleyin bizi iyiliğinle doyur ve tüm yaĢamımız boyunca Ģarkı söyleyip mutlu
olacağız. Bizi üzdüğün günler kadar mutsuzluk içinde geçirdiğimiz yıllar kadar bizi mutlu et.
Yaptıklarını hizmetkârlarına göster ve görkemin çocuklarının üzerinde olsun.
Efendimizin, Tanrımızın iyiliği üzerimizde olsun.
Emeğimizi baĢarıya ulaĢtır, evet yaptığımız iĢi baĢarıya ulaĢtır.
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına.
Âmin.'"
Hepimiz birden "Amin," dedik.
Bir sessizlik oldu. Kar taneleri yüzümüze vuruyordu. Gölün kapkara suyu aç bir
sesle çalkalanıyordu. Buz inledi ve ayaklarımızın altından yavaĢça kaydı. Hepimiz bu
sözlerin birbirimize ettiğimiz bir veda olduğunun farkındaydık. Teğmen Little ve mürettebatını kaybettiğimiz bugüne kadar herkesin içinde bâlâ bayatta kalma umudu vardı;
ama Ģimdi bu umut da yok olup gitmiĢti.
Uzun bir süredir heyecanla beklediğimiz açık su, aslında hain bir tuzakmıĢ.
Buz bizi rahat bırakmayacak.
Ve yaratık yaĢamamıza izin vermeyecek.
Lostromo Johnson, "Mürettebat, Ģapkaları çıkar!" emrini verdi.
Herkes kirli baĢlığını çıkarıp eline aldı.
"Tanrım, kulların Buz Uzmanı James Reid, Pruva Subayı Harry Peglar ve tüm
mürettebatının naçiz ruhlarını krallığına kabul et. Ve Teğmen Edward Little'ın, Denizci
Alexander Berry nin, Henry Sait'in, William Wentzall'in Samuel Crispe'nin, John Bates'in ve
David Sims'in ruhlarını bağıĢla.
Zamanı geldiğinde bizi de krallığına kabul et.
Efendimiz, sesimize kulak ver, yakarıĢımızı duy. Ġyiliğini üzerimizden eksik etme.
Bizi bağıĢla ki sonsuzluğa eriĢeceğimiz güne kadar dayanabilelim.
Amin."
Hepimiz kısık sesle tekrarladık, "Âmin."
Lostromolar yelkene sarılmıĢ cenazeleri yerden kaldırıp suya bıraktılar. Dostlarımız
karanlık suya gömülürken su yüzeyinde beliren baloncuklar sanki onların son sözleri
olmuĢtu. Sonra göl yine duruldu.
ÇavuĢ Tozerve iki deniz subayı havaya ateĢ açtılar.