Dünyanın neresinde olursa olsun bu et parçalarının ve ortalığa dağılmıĢ bağırsak
yığınının üstünü vızıldayan sinekler kaplardı; ama burada duyulan Ģey vızıltı değil, sadece
sessizlik ve hafif bir rüzgâr uğultusuydu.
Teknedeki denizciler ceset kalıntılarına bakamıyordu. Gen dönüp kimlik tespitinin
mümkün olmadığını söyledim. Giysi parçaları da ipucu vermiyordu. KemirilmĠĢ kaburga ve
kemik parçaları dıĢında, kafa, ayakkabı, el, ayak, gibi belirleyici Ģeyler yoktu.
Couch, "Orada kalın Bay Goodsir," dedi. "Mark ve Tadman'ı yanınıza gönderiyonım,
zavallı adamdan kalanları koymanız için bir kutu vereceğim. YüzbaĢı Crozier onları
gömmek isteyecektir."
Pis bir iĢti; ama çabuk bitti. Kutunun içine yalnızca kaburga kemiklerini koyabildik.
Omurga buza yapıĢmıĢtı ve diğer parçalar da toplanacak halde değildi.
Tekneye binip suyun güneyine doğru hareket ederken birinin arkamızdan
seslendiğini duyduk.
"Biri daha bulundu!" denizcilerden biriydi, tekrarladı, "Biri daha bulundu!"
Kalbimiz yerinden çıkacaktı. Teğmen Little'ın teknesinden birini sağ bulmalıydık.
Öyle olmadı.
YüzbaĢı Crozier yerde yatan adamın yanındaydı ve beni çağırdı. Rahatsız
olduğumu söylemeliyim, sanki YüzbaĢı'nın tanılamayacağı kadar kötü durumda olan bir
baĢka cesetle karĢılaĢacaktım. Öyle yorulmuĢtum ki.
Yerde, neredeyse çırılçıplak vaziyette yatan kiĢi Harry Peglar'dı. Buzun üstünde
kıvrılmıĢ, dizlerini çenesine kadar çekmiĢ, kollanın birbirine kavuĢturup belli ki donmamak
için uğraĢmıĢtı.
Mavi göz/eri açıktı. Vücudu morarmıĢ ve mermer gibi kaskatı kesilmiĢti.
Bay Des Voeux sessizce, "Buz kütlesine kadar yüzüp sonra buraya çıkmıĢ ve
donarak ölmüĢ," dedi. "Yaratık onu yakalayamamıĢ."
YüzbaĢı Crozier sadece kafasını salladı. Harry Peglar'ı severdi. Onu ben de
severdim. Birçoğumuz onu çok severdi.
C &