Denizciler enkazdan kalanları toplamaya baĢladı: Bir kürek, parçalanmıĢ küpeĢte
tahtası, dümen, Gallerperuğu, içinde bir zamanlar fiĢek bulunan boĢ bir kutu, bir eldiven ve
giysi parçacıkları. Denizci Ferrier tekne çengeliyle sudaki kalıntıları toplarken çengele
takılan mavi bir ceket kumaĢını çekince dehĢetle çığlık attı.
Mavi giysisi hâlâ üstünde olan kafası kopmuĢ bir ceset su yüzeyine çıkmıĢtı.
Parmakları ĢiĢmiĢ ve sanki küçülmüĢtü. Bu halleriyle suda kıvrılan beyaz kurtçuklara
benziyorlardı. Ceset bize iĢaret diliyle bir Ģeyler anlatmaya çalıĢıyor gibiydi.
Kalıntıları denizden çıkarırken Ferrier ve Mc Convey'eyardım ettim. Balık ya da
baĢka bir deniz yırtıcısı cesedin ellerini kemir-miĢti, parmaklar ikinci boğuma kadar yoktu;
ama aĢırı soğuk sayesinde henüz çürüme baĢlamamıĢtı.
YüzbaĢı Crozier teknesiyle bize yaklaĢtı.
Denizcilerden biri, "KimmiĢ?" diye sordu.
"Harry Peglar," dedi bir diğeri, "Denizci ceketinden tanıdım."
BaĢka bir denizci, "Harry Peglar yeĢil ceket giymemiĢti," diye araya girdi, "Sammy
Crispe'nin ceketi yeĢildi!"
Crozier denizcilere dönüp bağırdı "Sessizlik! Talihsiz meslektaĢımızın ceplerine
bakın."
Dediğini yaptım. Islak ceketin büyük cebinden, kırmızı deriden bir tütün kesesi çıktı.
Robert Ferrier'in yanında oturan Thomas Tamdan "Kahretsin!" dedi. "Bu zavallı Bay
Reid."
Öyleydi. Herkes önceki gece buz uzmanının üstünde yeĢil ceketi olduğunu
hatırlamıĢtı. Bu rengi solmuĢ kırmızı keseden tütün çıkarıp içtiğine de defalarca Ģahit
olmuĢtuk.
Kaptan Crozier'dan ne olduğuna dair bir açıklama getirmesini bekliyorduk.
"Bay Reid'in cesedini yelken beziyle örtün," dedi. "Hayatta kalan biri var mı diye
etrafa bakacağız. Kimse buradan uzaklaĢmasın."
Teknelerin pervanelerini bir kez daha durdurduk. Bay Couch teknemizi koy giriĢine
çekerken biz de küreklere geçtik. Buz kütlesindeki her kan lekesinin önünde durduğumuz
halde baĢka cesede rastlamamıĢtık.
Otuz yaĢındaki Francis Pocock, "Lanet olsun," dedi, "Karda sürüklenme izleri var.
Yaratık onu sürükleyerek deniz atmıĢ olmalı."
Bay Couch elindeki mızrağı havaya kaldırarak öfkeyle, "Kapa çeneni!" diye bağırdı.
Herkes sustu.
Açık suyun kuzeybatı tarafında üç ayrı yerde kan vardı. Üçüncü lekenin olduğu
yerde birkaç bacak kemiği, kaburga, parçalanmıĢ insan derisi ve giysi parçaları gördük;
ama kafatası ya da kimlik belirleyebileceğimiz baĢka bir Ģey yoktu.
"Beni buza indirin, Bay Couch," dedim. Kalıntıları incelemem gerek.