' Trompe l'oeil: Fransızca göz aldanması anlamındadır, çok fazla sanatsal bir etki
yaratmak kaygısı taĢımadan gerçeklik izlenimi vermek amaçlı bir resim tarzıdır.
hissettim. Üç aydan fazladır ona bakan denizcilerin yakındığını hiç duymamıĢtım ve
yeni emir subayım John Bridgens da felçli büyükbabasıyla ilgileniyormuĢ gibi her akĢam
Leys'i doyurup onu temizliyordu. Hâlbuki Bridgens yaklaĢık altmıĢ, Leys ise henüz kırk
yaĢındaydı. Oturduğum yerden kürekçilerin kendi aralarındaki fısıltılarını duyabiliyordum.
Coombs adındaki bir denizci, "Little ve ekibi yolunu kaybetmiĢ olmalı," dedi. Charles
Back atılarak onu tersledi, "Teğmen Little yolunu kaybetmez, teknesi sıkıĢmıĢ olabilir; ama
Teğmen kaybolmuĢ olamaz."
BitiĢiğindeki Robert Ferrierfısıldadı, "Neye sıkıĢacak? Bu su Ģu anda açık. Dün de
açıktı."
Arka sıradaki Tom McConvey usulca, "Belki Teğmen Little ve Bay Reid, Back
Nehri'ne çıkan yolu buldular ve yelken açıp yola devam ettiler," dedi ve ekledi,
"Tahminimce... ġimdi teknelerine atlayan somonları yiyor ve yerlilere boncuk vererek
onlardan bav lina yağı alıyorlardır."
Bu tuhaf sözün üstüne herkes sustu. 24 Nisan'da Teğmen Ir-ving'i katleden
Eskimolann böyle insanca davranıĢlar sergileyebileceğini düĢünmek kürekçileri ĢaĢırtmıĢtı.
Birçoğunun yerlilerden yardım istemek yerine onlarla karĢılaĢmaktan bile ölesiye korktuklarını biliyordum. Bazı doğa filozoflarının da dediği ve denizcilerin kabul ettiği gibi, intikam
insanoğlunun en evrensel güdüsüydü.
Kamp alanımızı terk ettikten iki buçuk saat sonra Crozier'ın teknesi geniĢ bir
açıklığa ulaĢmıĢtı. Ġlk iki teknenin mürettebatı sevinç çığlıkları atmaya baĢladı. Çıktığımız
yeri karıĢtırmamak için W