Peglar tekneyle dar geçidi ortaladı ve arkasına baktığında buzun üstündeki
denizcilerin sisler arasında kaybolduğunu gördü.
Seferin ilk iki saati rüya gibiydi. Peglar iki yıl önce Beechey Adası'nda küçük bir
tekneyle suya açılmıĢ ve yüzen buz kütleleri arasında ilerlemiĢti. Gemiler için doğru
güzergâhı bulmak bir haftadan daha uzun zamanını almıĢtı; ama Ģimdi yaĢadığı farklı bir
duyguydu. Sudaki açıklık en fazla on metreydi ve ilerleyebilmek için teknenin
kenarlarındaki buzları hareket ettirmek zorunda kalıyorlardı.. Açık su sağa sola kıvrılsa da
teknenin dönüĢ yapabilmesine izin vermeyecek kadar dar bir alandı. Her iki; taraftaki
yüksek buzullar görüĢ alanını daraltıyordu ve sis hâlâ ayrîı yoğunluktaydı. Denizciler
birbirleriyle konuĢurken sesleri hem boğuluyor hem de yankılanıyordu; bu yüzden hepsi
fısıldayarak konuĢmak zorundaydı.
Yüzen buz kütlelerine rastlayınca ya da açık su üstünde bir donmayla karĢılaĢınca
tekneden inip kazmalarla buzu kırmaya baĢlıyorlardı. Denizcilerden bazıları buzun üstünde
kalıyor ve pruvaya ya da oturaklara bağladıkları halatı çekerek tekneyi dar yarıklardan
çıkarma çalıĢıyordu. Yol açılınca adamlar tekneye atlıyor ve yeniden küreklere
asılıyorlardı.
KeĢif için verilen iki saatlik süre dolduğunda izledikleri kıvrımlı yol aniden
kapanmıĢtı. Tekneyi sıkıĢtıran buz kütlelerini kü-rekleriyle itmeye çalıĢtılar. Sonra buz
kütlelerinden bir anda kurtulup kendilerini uçsuz bucaksız bir suyun ortasında buldular.
Bütün dertler geride kalmıĢtı ve sis kalktığı için suyun yüzlerce metre ötesini
görebiliyorlardı.
Ya açık denize ulaĢmıĢlardı ya da buzulların ortasında bir göle. Gün ıĢığı bulutların
arasından suya süzülüyor, alçak buzdağla-n mavi suyun üstünde yavaĢça hareket
ediyordu. Yorgun denizciler buzdağlarının yansıttığı ıĢıktan gözlerini korumaya çalıĢıyorlardı.
Kürekçiler neĢeyle bağırdı.
Teğmen Little, "Henüz değil, baylar," dedi. Dürbünüyle açık suyun ötesini
inceliyordu. "Suyun böyle gideceğinden emin değiliz... Gelirken kullandığımız yol dıĢında
bu gölün baĢka bir çıkıĢı olup olmadığını da bilmiyoruz. Dönmeden önce buna bakmamız
gerek."
Kürekçi Berry bağırarak, "Ah, böyle gidecek iĢte!" dedi. "Bunu tüm kalbimle
hissediyorum, bu su bizi Back Nehrine ulaĢtıracak. Diğerlerini de alıp yelken açacağız ve
yarın akĢam yemeğinden önce nehre varmıĢ olacağız."
Teğmen, "Umarım haklı çıkarsın, Alex," dedi. "Ama emin olmak için biraz daha
uğraĢalım. Bizi bekleyenlere iyi haberlerle dönmek istiyorum."
Buz uzmanı Bay Reid açık suya ulaĢtıkları noktaya baktı. "Burada onlarca koy var,
eğer geldiğimiz noktayı iĢaretlemezsek dönüĢte sorun yaĢayabiliriz. ġimdi geri gidelim.
Bay Peglar siz elinizdeki mızrağı geldiğimiz yolun köĢesindeki buz kalıbına saplayın,
böylece nereden geldiğimizi unutmamıĢ oluruz."
Peglar, "Emredersiniz," dedi.