Sophia, Crozier daha bir Ģey söyleyemeden atını mahmuzlamıĢ, yol boyunca dört
nala ilerlemeye baĢlamıĢtı.
Masadaki ĢiĢede iki kadehi dolduracak kadar viski kalmamıĢtı. Crozier viskinin
çoğunu bir bardağa doldurdu, bardağını kaldırdı duvardaki rafa konmuĢ fenere doğru tuttu
ve sarı sıvının içinde dans eden ıĢığı seyretti. YavaĢ yavaĢ içti.
Ornitoriği görmemiĢlerdi. Sophia, ornitoriğin bu gölde her zaman görüldüğünü
söylemiĢti ona. Göl, gür ormanın yanındaki yolda sekiz yüz metre ilerledikten sonra
karĢılarına çıkıyordu. Gönlün bulunduğu sığınağa girmek için kıyıyı kaplayan yamuk ağaç
köklerini geçmeleri gerekmiĢti. Ama ornitoriği göremediler.
Bununla birlikte Crozier, Sophia Cracroftü çıplak gördü.
Omitorik Gölünün gölgeli kısmında hoĢ bir piknik yapmıĢlardı. Pahalı bir masa
örtüsünü çime sermiĢler, piknik çantalarını, bardakları, yiyecek kaplarını örtünün üzerine
koyup, kendileri de örtünün üzerine yerleĢmiĢlerdi. Sophia, uĢaklarına biftekleri koymak
için su geçirmez paketleri hazırlamalarını emretmiĢti. Bu paketler bu bölgedeki pahalı
ürünlerden biriydi ama Crozier'ın geldiği yerde, buzda böyle bir Ģeye ihtiyaç olmadığından
hiçbir değeri olmazdı bunun. Patates kızartması ve büyük kaplarda salatalar getirmiĢlerdi.
Ayrıca çok güzel bir ĢiĢe Ģarapları ve Sör John'un arma kabartmalı koleksiyonundan
aldıkları güzel kadehleri vardı. Sophia, Crozier'dan daha çok içmiĢti.
Yemekten sonra uzanıp bir saat kadar havadan sudan konuĢtular. Bu arada gölün
karanlık yüzeyine bakıyorlardı.
Kutup seferlerinin tehlikeli ve güzel yanlarından bahsederken bir sessizlik oldu.
"Ornitoriği mi bekliyoruz Bayan Cracroft?" diye sordu Crozier.
"Hayır, bence o bize kendini göstermek isteseydi Ģimdiye kadar çoktan gösterirdi,"
dedi Sophia. "Denizde yüzmek için konuĢmaya ara vermemizi bekliyordum."
Crozier ancak sorgulayan bakıĢlarla bakabildi kadına. Yanında mayo getirmemiĢti.
Zaten mayosu da yoktu. Yine o meĢhur Ģakalarından birini yaptığını düĢündü ama Sophia
bunu o kadar safça ve içten söylemiĢti ki bundan emin olamıyordu. Kadının bu muzip hali
onu daha da çekici kılıyordu.
Sophia, iç gıdıklayan Ģakasını uzatırcasına ayağa kalktı, siyah çoban pantolonunun
üzerindeki yaprakları çırptı ve etrafına baktı. "Ben Ģuradaki fundalığın arkasında
soyunacağım, sonra Ģu otlu yerden suya gireceğim. Tabii sen de benimle beraber yüzmeye davetlisin Francis. Kabul edip etmemek nezaketine kalmıĢ."
Crozier ona ne kadar çok yönlü bir adam olduğunu göstermek için gülümsedi ama
yarım bir gülümsemeydi bu.
Sophia, arkasına bakmadan fundalığın arkasına yürüdü. Crozier masa örtüsünün
üzerinde kaldı. Yarı doğrulmuĢ halde, dikkatle tıraĢ edilmiĢ yüzünde hafif bir ĢaĢkınlıkla
etrafına baktı. Ama kadının çıplak kollarıyla bluzunu yüksek çalıların üzerine koyduğunu
görünce yüz ifadesi donakaldı. Ama cinsel organı donakalmadı. Sıkı pantolonunun ve kısa
ceketinin altında cinsel organı iki saniye içinde dinlenme pozisyonundan mizana direği
pozisyonuna geçti.