şansı yaratıyordu. Ama tabii hâlâ popüler olandan bahsetmiş oluyor ve ben aslen biraz
çizginin dışına çıkmak istiyordum.
O yüzden şimdilik, kolay dinlenir müzikle ilgili yazmakla yetiniyordum.
Ama kim bilir, belki bir gün.
Mac bilgisayarımı açtım, kahvemden büyük bir yudum daha alırken dilimi yaktım ve açık
ofisimizde, Vicky’nin odasına doğru yapacağım kısa yürüyüş için harekete geçtim.
Ofisine ulaştığımda kapısı açıktı ve Vicky telefonda konuşuyordu.
Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle içeri girmemi işaret etti. Masasının karşısında duran
sandalyeye oturdum.
Vicky baş döndürücüydü. Kırklı yaşların ortalarında olduğunu söyleyebilirdim, gerçi
kendisinin tam yaşını söyletmeyi hiç başaramamıştım ve inanın bana bunun için bir hayli
uğraştım. Ama yaşı her neyse, kendisi otuzlarında gibi görünüyordu ve benim tek umduğum
onun yaşına geldiğimde onun kadar iyi görünebilmekti.
Omuzlarına gelen sarı saçları düzgün bir şekilde içe kıvrılmıştı. Harika görünüyordu ve
üzerindeki her şeyin gerçek olduğundan tamamen emin değildim. Ama onu yine de
seviyordum. Akıllı biriydi ve son derece eğlenceliydi. Ve harika bir iş kadını ve yazardı.
Çalışmaya ilk başladığı zaman bir muhabirmiş. Sonra kocasıyla tanışmış. Vicky’den yaşlı,
zengin bir iş adamı. Adam bir hayli eski kafalıymış ve kadınların çalışması fikrinden
hoşlanmıyormuş; evde oturup çocuklarını büyütmelilermiş. Vicky adamı çok sevdiği için
kariyerinden vazgeçmiş.
Evlenmişler ve sonra Vicky çocuk sahibi olamadığını öğrenmiş. Bundan sonra evlilikleri pek
de mutlu gitmemiş.
Vicky tam olarak göstermelik harika eş olmuş, adam da uslanmaz bir zampara.
On yıl önce bir kalp krizi geçirerek ölmüş ve Vicky’i de son derece zengin bir kadın olarak
geride bırakmış. Adamın kurmuş olduğu iş hâlâ devam ediyormuş; onunla ilgili pek fazla bir
şey bilmiyorum, sadece şirket satın almayla ilgili bir şeyler olduğunu biliyorum. Tam emin
değilim ve Vicky’nin de olduğunu sanmıyorum. Bir yönetim kurulu ve bir CEO’su var ve
işleri onlar yürütüyor, bu yüzden adam öldüğünde Vicky de işin olabilidiğince dışında
kalmayı tercih ederek, adamın bıraktığı paranın bir kısmıyla ilk aşkı olan dergilere geri
dönmüş ve Etiquette’i kurmuş.
Düşük fiyatlı, aylık yayınlanan, küçük bir dergi; yaklaşık 500bin tiraja sahip.
Kendini ancak çeviriyor diyebilirim. Vicky’nin dergiden pek fazla bir şey kazandığı yok, daha
çok kendini oyalamak için ve bu işe olan sevgisinden devam ediyordu.
Dergiyi başarılı bir hâle getirmek ko