Test Drive | Page 9

erkek mi, hatta insan mı onu bile bilmiyordum. Sadece bir gölgeydi o. Sonra hızla yaklaşıp üzerime doğru eğilmişti, gözlerimi sıkıca kapatmıştım, gerisini hatırlamıyordum, uyumuştum. Ardından gölgeyi tam iki gün sonra bir kez daha görmüştüm, o kadar hızlı hareket ediyordu ki onun ne olduğunu bir türlü anlamıyordum. Evet hızlıydı hem de insan gözünün göremeyeceği kadar hızlı. Kuytularda gezinen, bir görünüp bir anda yitip giden esrarengiz bir varlık. Karanlık bir gölge. Ürkütücü. Onu her gördüğümde tüylerim diken diken oluyordu. Özellikle geceleri yalnız kalmak istemiyordum. Ablalarımın odada olduğunu bilmek beni rahatlatıyordu. Her ne kadar onlar benimle aynı odada kalmak istemeseler de ben bu durumdan kendi çıkarım için memnundum. Karanlıktan o gölge kadar çok korkuyordum. Zifiri karanlığa hiç tahammül edemiyordum. Mutlaka ufak bir aydınlık istiyordum kaldığım odada. Bu yüzden elektrik kesintileri en büyük çilemdi. Yıllar işkence ederek geçti. Dokuz yaşımdan bu yana onu hep gördüm, kâbusum olmaya devam etti, hâlâ da ediyordu ama yaklaşık üç aydır onu görmüyor olmamdan dolayı rahattım. Annemin de babamın da keyfi yerine gelmişti, Lelis'le Defi artık benimle uğraşacak pek bir şey bulamasalar da bu aralar kilolarıma takmışlardı. Aslında bana göre çok kilolu değildim, kendimi balıketli