iyimser davranarak sabırla bütün aramalarıma cevap
vermişti.
Bazen o paketi kimin gönderdiğini merak etsem de
zaman geçtikçe merakım azalıyordu. “Bir çift tilki
gözü” demişti polis babama, korkuyla babamın koluna
sinerken bu barbarlığı yapıp beni Karsa'dan edene
sessizce lanetler yağdırmıştım. O günden sonra birileri
olacak olsa bile olamadan sona ermişti. Her defasında
gölge karşıma çıkmış, hayatımı karartmıştı. Gölge beni
takip etmekten bıkmıyordu. En mutlu günümde ortaya
çıkıyor, kabuğuma çekilmeme neden oluyordu.
Bazen dünyaya neden geldiğimi sorguluyordum.
Ablalarım beni istemiyor, annemle babamsa beni onlara
ezdirmemek için elinden geleni yapıyor, âdeta bir savaş
veriyorlardı.
Gölgeyi gördüğümde henüz dokuz yaşındaydım.
Üzerime eğilip beni izlediğini biliyordum. O gece
uyumuyordum çünkü yine Defi'yle kavga etmiştik ve
sırf beni üzmek için en sevdiğim bebeğimin saçlarını
yolmuştu, başarılı da olmuştu. Defalarca dönmüştüm
yatakta, uzun bir süre de ağlamıştım. Tam uykuya
dalacaktım ki pencerede bir çıtırtı duymuştum.
Gözlerimi bir süre açamamıştım korkudan, içimden dua
etmeye ve duadan sonra da saymaya başlamıştım.
Bir, iki, üç, dört, beş... on altı, on yedi... Gözlerim
hâlâ kapalıydı. Odanın içinde birinin gezindiğini
biliyordum ama gözlerimi açıp ona bakmaya cesaret
edemiyordum. Sonunda nefesimi tutup gözlerimi
aralamıştım. Gölge duvarın önünde dikilmiş
fotoğraflarımıza
bakıyordu.
Kim
olduğunu
görememiştim, çünkü içerisi çok karanlıktı. Kadın mı
8