Temmuz 2019 temmuz2019 | Seite 47

Semtin Orta Yeri Arslan Karadayı Semtin orta yerinde ağlamaya başladı. Gözyaşları kaldırımlara adeta mürekkep misali düşüyor ve şiir yazıyordu. Kaldırımlara yazılan şiirler, bir simitçinin tezgâhında bekleyen son simidin satılacağı kişiyi bekliyor ve o simit de satıldıktan sonra yağan yağmurla birlikte akıp derelere, derelerden denizlere karışıyordu. Denizlerin kıyılarındaki limanlarda bekleyen gemiler, bir yandan yüklerini indirecek çekicileri beklerken, öte yandan açık denizlerde korsanlarca açılan hasarlarının tamiri için ustaları istiyordu. Ancak tamirci çırakları yakalandıkları ağır tifüs ve verem salgınlarından ayağa kalkamıyor, yataklarından çıkamıyorlardı. İlaç ve serum bulunamıyor, bulunan ilaçlar da kıtalar arası geçiş noktalarında durdurularak ya da haramilerce gasp edilip el konuluyordu. Böylece ilaç gelmiyor, tamirci çırakları iyileşemiyor, gemiler tamir edilemiyor, yükler indirilemiyordu. Yükler indirildikten sonra gemilerin dönüşlerine yüklenecek olan kasabanın değirmenlerinden gelen taze unlar, çuvallar içerisinde, ekmek olacağı meşe fırınlarını hasretle beklerken; çiftlikten gelen süt, varacağı bebek mamasının yolunu gözlerken; baharatlar ulaşıp da iyi edeceği hastalıkları sabırla düşlerken… Anneler bebeklerine fanila ve çorap örmek için ipleri dizerken… Halılar en nadide aşkla dokunup ince yürek işçiliğinde nakşedilirken… Kuzular koyunlara sığınıp soğuktan korunur ve arılar türlü ziyaretle topladıkları balları indirecek kovanlara yanaşırken… 47