Temmuz 2019 temmuz2019 | Page 45

Salyangoz Yolu Ebrar Hilal Kırcaoğlu Bir salyangozun gözünden nasıl görünüyorum merak ettim. Gözleri belki hızıma yetişemedi “ ya hu ne kadar hızlı…” dedi benim için. Yağmur sonrası çimenlerin arasından çıkmayı başarmış azimli bir salyangozdu. Birkaç arkadaşının başı bu yolda ezilmişti. Kabukları kırılmış, ıslak ve çatırdayan yerleri acımış halde kalmışlardı ortada. Bu salyangoz sağlam kalmış olacak… Dünya telaşımın içinde yürürken acele adımlarım arasında sağ ayağım havada kaldı birden. Mütemadiyen bir şey arayan ve bulamayan gözlerim salyangozu fark ettiğinde merhametle evrildi. Yanından usulca geçtim. Geçerken içimden onun macerasını düşünüp: “vah zavallı kim bilir kaç vakittir yolculuk ediyor ancak buraya gelebilmiş” dedim. Aklımdaki salyangozla yürümeye başladım. Zihnim bir salyangoz kadar yavaş yürüyüşüm mahşeriydi. Salyangoz gibi yol almaya niyetlensemde; koşarak yaşamak, nefesi kesilene kadar koşmaktı insan. Kendimi başka tanımlasam tanımladığım gibi yaşardım. Yürümeye başladığımda kaldırımı ezerken ayaklarıma hükmetmek değil de nefes alıp vermek gibi yürüdüğümü fark ettim. Sanırım bugün sinaptik bağlantılarımı güçlendirmek için bir şey yapmayacaktım. Yürürken yolları ezbere gidiyordum . İleride bugün yüzünden “alzaymır” olabilirdim. Şayet öyle olursam “bu da unutulsun” dediğim bütün acılarımı hatırlar bildiğim mutlulukları unuturdum. Çünkü böyle ızdırab verebilirdi hayat. 45