İnsan olabilmenin en saf haliydi çocukluk, bebeklik. Bilemedik bunu. Saflığın devamını
getiremedik, iyiliğin çağını uzatamadık. Cennete melekler uğurladık da melek sayılacak
yaştaki çocuklarımıza dünyada cennet hayatını yaşatamadık. Kendileri büyürken
hayallerini de büyütmelerine izin vermedik, oyunlarına arkadaş yerine oyunlarını bozan
olduk, kahkahalarını çığlıklara dönüştürdük. En sonunda da yitirdik onları. Onlarla
beraber insanlığımızı da. Onların gittiği yer belli de insanlık nerede, meçhul.
Epeydir duyuyoruz, çocuk cinayetlerini. Cinayet başlı başına bir yıkımken üzerine bir de
çocuktan bahsediyoruz. Hatta ötesindeki başka şeylerden bahsediyoruz. Tıp ona hastalık
deyip bir isim vermiş. Ben burada bunu telaffuz etmeyeceğim. Çünkü çocuk kelimesinin
geçtiği yerde iğrençlikle, zalimlikle vb. alakalı kelimeler kullanmaktan imtina ediyorum.
Keşke çocuklara kıymaktan, onların canlarını yakıp almaktan, saflıkla iyiliğe atan kalp
atışlarını kötülükle durdurmaktan imtina edebilsek. Böylece insan kalabilsek, güzel
yaşayıp yaşatabilsek, iyilik çağından kopmadan yaşayabilsek. En sonunda da cennet
çağımızı yaşasak. Ne yazık ki ne kendimize bu çağları yaşatıyoruz, ne de başkalarına.
Kötülük çağıyla insanlığımıza yol veriyoruz adeta. Saflığı, iyiliği, güzelliği yok ede ede
cehennem çağına hazırlıyoruz kendimizi.
“Zalimler için yaşasın cehennem!” demiş âlim. “Cennet de yaşasın” demek de var
dünyada. Ama kendini kötülüğe öylesine adamışlar, kötülük yapmaktan asla geri
durmayanlar o kadar çok ki… ‘Cennet ve cehennem iyi ki var’ dedirtiyor işte onlar. Zira
her kul akıbetini kendisi belirler. Dünya bir imtihan yeri; öyleyse imtihanı geçmek ya da
ondan kalmak da insanın kendi elinde. Kendi ellerimizle kirletmeyelim akıbetimizi ve
başkalarının akıbetini. Bilhassa çocuklarımızın akıbetini. Kötülüğümüzle bozmayalım
onların saf bakışlarını, kirletmeyelim tertemiz yüreklerini. Almayalım canlarını!
Utandırmayalım artık suyu, toprağı. Zira utanmaz olduk biz, iflah olmaz olduk. Peki
neden! Biz bu kadar kötü müydük ya da iyiliğimiz bu kadar zayıf mıydı bizim.
Her kötü çeksin artık kirli ellerini onların üzerinden. Her iyi de güçlensin artık kötülüğün
karşısında. Ki çocuklarımız da yitip gitmesin bizden. Ve dünyada cenneti yaşayalım
onlarla. Büyümelerine şahitlik edelim, cinayetlerine değil.
Pespembe hayallerini daha da pembeleştirelim çocuklarımızın. Onları kapkara yapmak
isteyenlere müsaade etmeyelim. Bizim elimize alacağımız fırça daha güçlü olsun!
44