Temmuz 2019 temmuz2019 | Page 44

İnsan olabilmenin en saf haliydi çocukluk, bebeklik. Bilemedik bunu. Saflığın devamını getiremedik, iyiliğin çağını uzatamadık. Cennete melekler uğurladık da melek sayılacak yaştaki çocuklarımıza dünyada cennet hayatını yaşatamadık. Kendileri büyürken hayallerini de büyütmelerine izin vermedik, oyunlarına arkadaş yerine oyunlarını bozan olduk, kahkahalarını çığlıklara dönüştürdük. En sonunda da yitirdik onları. Onlarla beraber insanlığımızı da. Onların gittiği yer belli de insanlık nerede, meçhul. Epeydir duyuyoruz, çocuk cinayetlerini. Cinayet başlı başına bir yıkımken üzerine bir de çocuktan bahsediyoruz. Hatta ötesindeki başka şeylerden bahsediyoruz. Tıp ona hastalık deyip bir isim vermiş. Ben burada bunu telaffuz etmeyeceğim. Çünkü çocuk kelimesinin geçtiği yerde iğrençlikle, zalimlikle vb. alakalı kelimeler kullanmaktan imtina ediyorum. Keşke çocuklara kıymaktan, onların canlarını yakıp almaktan, saflıkla iyiliğe atan kalp atışlarını kötülükle durdurmaktan imtina edebilsek. Böylece insan kalabilsek, güzel yaşayıp yaşatabilsek, iyilik çağından kopmadan yaşayabilsek. En sonunda da cennet çağımızı yaşasak. Ne yazık ki ne kendimize bu çağları yaşatıyoruz, ne de başkalarına. Kötülük çağıyla insanlığımıza yol veriyoruz adeta. Saflığı, iyiliği, güzelliği yok ede ede cehennem çağına hazırlıyoruz kendimizi. “Zalimler için yaşasın cehennem!” demiş âlim. “Cennet de yaşasın” demek de var dünyada. Ama kendini kötülüğe öylesine adamışlar, kötülük yapmaktan asla geri durmayanlar o kadar çok ki… ‘Cennet ve cehennem iyi ki var’ dedirtiyor işte onlar. Zira her kul akıbetini kendisi belirler. Dünya bir imtihan yeri; öyleyse imtihanı geçmek ya da ondan kalmak da insanın kendi elinde. Kendi ellerimizle kirletmeyelim akıbetimizi ve başkalarının akıbetini. Bilhassa çocuklarımızın akıbetini. Kötülüğümüzle bozmayalım onların saf bakışlarını, kirletmeyelim tertemiz yüreklerini. Almayalım canlarını! Utandırmayalım artık suyu, toprağı. Zira utanmaz olduk biz, iflah olmaz olduk. Peki neden! Biz bu kadar kötü müydük ya da iyiliğimiz bu kadar zayıf mıydı bizim. Her kötü çeksin artık kirli ellerini onların üzerinden. Her iyi de güçlensin artık kötülüğün karşısında. Ki çocuklarımız da yitip gitmesin bizden. Ve dünyada cenneti yaşayalım onlarla. Büyümelerine şahitlik edelim, cinayetlerine değil. Pespembe hayallerini daha da pembeleştirelim çocuklarımızın. Onları kapkara yapmak isteyenlere müsaade etmeyelim. Bizim elimize alacağımız fırça daha güçlü olsun! 44