Pespembe Hayallerin Sahiplerini Büyütelim
Hamide Akkaya
Dünya ne idi? Pespembe hayallerimizin
sığınağı mı, neşe kaynağı oyunlarımızın
sonsuz mekânı mı, şen kahkahalarımızın
yankılandığı bir âlem mi? Dünya… Sende
yaşamak ne güzel! Hep iyiliği yaşamak,
her zaman iyiliği sende görmek çok güzel.
Güzeli bilmek sende, seninle yaşamaya
değer işte. Ben değerli olanları isterim
dünyada, onları bilirim; güzeli bilip
isterim.
Dünyam
güzeldir
benim
nazarımda, kalbimde. Hiçbir zaman
kötülük bulaşmamıştır benim dünyama,
iyiliklerle sarıp sarmalanmıştır her yanım
yaşadığım dünyada. Kalbim, işte öyle
tertemiz bir dünyada atar benim.
Kalbimin atışı durana kadar öyle
bilmiştim dünyayı, dünyamı. Aksini
bilemezdim ki. Benim kalbim saflıkla
donatılmıştı
çünkü.
Saflığımın
kırıntılarıyla
bakıyordum
hayata.
Dünyam, o kırıntıların aynasıydı adeta.
Onun için dünya da saftı, benim gibi. Ama
hiç öyle değilmiş! O ayna kırılınca
anladım; kalbim durunca, can verince
anladım, hiç bilmediğim bir kötü canımı
alınca anladım.
Yaşarken bilememişim hiçbir şeyi. Nasıl
bileyim? Bilecek kadar yaşamadım ki! Tek
bildiğim iyilikti benim. Çünkü sadece
iyiliği bilecek çağımdaydım. Bunu
bilemeyenler,
kötülüğün
çağını
yaşayanlar kötülük yaptılar bana. İşte
öyle bildim ben de kötülüğün ne
olduğunu. Ama saflığımı kaybetmedim
asla. Çünkü en saf çağımdaydım. O
çağımdan sonra da meleklik çağına erdim
ben. Cennette melek oldum!
!!!
43