Tapu Sicilinde Tashih, Ayırma, Birleştirme, İmar Uygulaması ve Diğer Değişiklikler
hukuk rejimi çerçevesinde bu mallara tasarruf eder, gerekirse satabilir.
Kamu mallarının ve idarenin özel mallarının tabi olduğu hukuki rejim mevzuatımızda
ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İdarenin keyfi uygulamalara sapması halinde buna karşı adli ve
idari yargıda dava açma yolları açıktır. Bu nedenle itiraz konusu kuralın keyfiliğe yol açacak bir
düzenleme olduğu söylenemez.
Diğer taraftan kamu malları Devletin mülkiyeti altındadır. İtiraz yoluna başvuran mahkeme her
ne kadar yolların kaynağı itibariyle özel mülkiyet konusu taşınmaz olma ihtimalini dikkate alarak
malik tarafından rızaen yola terk edilen alanların idarenin bir kararı ile yol olmaktan çıkarılarak
idarenin özel malı haline getirilmesinin Anayasanın 35. maddesine aykırılık oluşturduğunu ileri
sürmüşse de, yollar kaynağı itibariyle özel mülkiyetteki taşınmazlara dayansa bile bunlar çeşitli
usullerle kamu malı haline getirilmiş olabilirler. Kamulaştırma, düzenleme ortaklık payı ayrılması
gibi usuller özel mülkiyetteki taşınmazların yol yapılmasında başvurulacak temel usullerdir.
Bu hallerde malik taşınmazın karşılığını ya kamulaştırma bedeli, tazminat ya da geri kalan
taşınmazlarının değer artışı yoluyla elde etmiş ve taşınmazın mülkiyeti kamuya geçmiştir. Malikin
rızasıyla yola terk etmesi de kaynaklardan birisi olmakla birlikte bu durumda bir bağışlama
söz konusu olup hukukumuzda bağışlamanın şarta bağlı olarak yapılması mümkündür. Eğer
malik bağışladığı taşınmazın yol dışında başka bir amaç için kullanılmasını istemiyorsa şarta
bağlı bağışlama yapma imkânına sahiptir. Bu yönüyle itiraz konusu kuralın mülkiyet hakkına
müdahale teşkil ettiği söylenemez.” şeklinde belirtildiği üzere, İdare yeni bir kararla yola terk
edilen taşınmazları kamu yararına tahsis ederek kamu malına dönüştürebileceği gibi İmar
Kanununun 18. maddesi gereği parsellerin yeniden düzenlenmesinde eski yol parçalarını özel
kişilerin arsaları ile birleştirebileceği mümkün olmakla birlikte, şayet yeniden kamu yararına
tahsis edilmezse, İdare özel hukuk rejimi çerçevesinde bu mallara tasarruf ederek gerekirse
satabileceğini bu hususun mülkiyete aykırılık teşkil etmeyeceğini hüküm altına almıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin E.1995/12446, K.1995/13658 sayılı kararında “..... Önceki imar
plânı ile davacının taşınmaz malından bir kısım kendi rızası ile bedelsiz olarak yola terk edilmiştir.
Yola terk yapılırken herhangi bir şart ileri sürülmemiştir. İmar plânında yapılan değişiklikle yolun
daraltılması, yol dışında kalan bölümün davacıya verilmesini gerektirmez....” ,hükmü yer almıştır.
Danıştay 6. Dairesi ise, E.1994/1108, K.1994/3671 sayılı kararı ile; “..... Özel mülkiyete konu
olan taşınmazlardan sahiplerinin rızası i