durumda olabilir.
Bu durumda kadastro müdürlüğünce tutanağın kesinleşme şerhi iptal edilmeli ve tutanak
mahkemeye gönderilmelidir. Tapu sicilinde ise taşınmazın beyanlar sütununa kadastro
mahkemesinin müzekkeresinden bahsedilerek, taşınmazla ilgili taleplerin karşılanmaması
gerekir. Taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlara da TMK'nın 1019. maddesi gereği bilgi verilmelidir.
Taşınmaz üzerindeki haciz ve ipoteğin böyle bir müzekkere ile terkini mümkün değildir.
Bu hakların iptali yönünde kesinleşmiş mahkeme kararı getirilmesi gerekir.(111)
AA. Kararda Yazan Dava Adının Uygulamaya Etkisi
Davanın ne davası olduğunun bir önemi yoktur. Boşanma, müdahalenin menni ve benzeri
davalarda taşınmaza ilişkin hükümler bulunabilmektedir. Davanın “hüküm” kısmı önemlidir.
Karar kesinleşince hüküm kısmı “kesin hüküm” niteliğini kazanır ve artık davanın taraflarını bağlar.
Anayasanın 138. maddesi gereği mahkeme kararlarını idarelerin uygulama zorunluluğu
vardır. Uygulanacak kısım sadece kesinleşmiş olan “hüküm” kısmıdır. Kararın bu bölüm
dışındaki yerleri açıklayıcı niteliktedir. Davanın adının yazılı olduğu “taksim, el atmanın
önlenmesi, eda” gibi hususlar sadece davanın türünü gösterir.
Davacı veya davalının görülmekte olan her dava sırasında ek taleplerde bulunması
mümkündür. Örneğin taksim davası sırasında taraflar isterse kat mülkiyeti yoluyla da
paylaştırma yapılabilir. Taşkın inşaat davasında, taşılan kısmın mülkiyetinin veya yararlanma
hakkının devri de talep edilebilir.
Bu itibarla dava el atma davası olsa dahi kesinleşmiş olan tescil hükmü tapu dairesince
uygulanmalıdır.(112)
BB. Mahkeme Kararını Uygularken Önceki Ve Sonraki Hacizlerin Durumu
Taşınmaz üzerine dava açıldığına dair bir belirtme var ise bu belirtmeden önce konmuş
hacizlerin ilamın infazını isteyen tarafından kabullenilmesi şartıyla ilam infaz edilebilir. Aksi
halde ilamın infazı talebi reddedilir.
Dava açıldığına dair belirtmeden sonra işlenmiş hacizlerin ise ilamın infazı sırasında terkini
ve haciz koyan icra dairelerinin yazılı olarak bilgilendirilmesi gerekir.
Taşınmaz üzerine davalı olduğu yönünde bir şerh veya beyan düşülmemişse ilamın infazı
(111)
Dörtgöz, a.g.e., 2010, s. 471 vd.
(112)
Dörtgöz, a.g.e., 2010, s. 471 vd.
160