çok leziz olduğu söylenir. Ayrıca Eyüp
bostanları, fulya tarlaları, lale ve sümbül bahçeleri, hanımların yaşmak ve ferace çıkararak kebap ve kaymak yedikleri türbe bahçesi ile en grifit yazıları ile
mezar taşları görülmeye değerdi. Eyüp
Camî hakkında: İstanbul’un alınışından
sonra İstanbul’un ilk camisi ve külliyesi Eyüp Camî depremde yıkılınca 18.yy.
sonunda III. Selim tarafından tekrar
bina ettirilen Eyüp Camî, Osmanlı barok üslûbunun en güzel örneklerinden
biridir. Avlusu çınar ağaçları ve revaklarla süslü olup uçuşan kuşlarıyla kentin en güzel cami avlularındandır. Soluk
bal rengi taşları, altın kakmalı süslemeleri, kubbenin ortasında inen zarif avizesi, bütün zemini kaplayan turkuaz halısıyla muhteşem bir kabristan, bir saray, bir bahçe, bir mabettir. Cami büyük
kubbenin etrafında dördü büyük, dördü küçük sekiz yarım kubbe ile örtülüdür. Türbe hakkında: 1458’de yaptırılan
duvarları çeşitli dönemlere ait çinilerle kaplı Eyüp Sultan Türbesi’nin iç avluya bakan “niyet penceresi” yüzyıllardır
dertlerine derman arayanlar tarafından
ziyaret edilir. Bu pencere 17.yy.’da Sultan Ahmet tarafından açılmıştır. Kesme
taştan sekizgen gövdesi, kurşun kap-
lı kubbesi, duvarlarında iki katlı pencereleri ile klasik dönem Osmanlı türbelerinden ilk ve en önemli türbedir. Türbenin içinde ki som gümüşten yapılmış şebeke III. Selim’in hediyesidir. Külliye: iç
avluda bulunan hamam özgün halini korumakta ve halen kullanılmaktadır. Külliyenin bu gün mevcut olmayan medrese hücreleri ise cami avlusunun çevresine dizilmiştir. Meydan girişinin hemen
sağında ki Bulak Paşa Türbesi usta elden çıktığı belli heykelsi mezar taşlarıyla dikkat çekicidir.
Piyer Loti Tepesi: kahvehanenin bulunMAYIS 2014
KULTUR 5
83
5/13/14 1:12 AM