larda bulundum. New York’ta ilk defa
Türk aşçı olarak bir restoranda görev
yaptım. Birkaç defa dünyanın en çok satan gazetesi olan New York Times da
röportajlarım ve tariflerim yer aldı. Ayrıca Zagat ve Journal dergisinde speciallerim tanıtıldı. Journal da dünyanın
dev şefleri arasında 2 yıldızla yer aldı.
Daha sonra dünyanın en iyi on şefinden biri olan Jean Georges Vongerıchte
ile bir süre çalıştıktan sonra Türkiye’ye
döndüm ve 2010 yılının başından itibaren Topaz Restaurant’ta çalışmaya başladım.
Aşçılık serüveniniz nasıl başladı?
Bundan yaklaşık 25 yıl önce dönemin
en prestijli mekânı olan Nişantaşı Park
Şamdan da mutfak komisi olarak çalışmaya başladım. Ailemin 6 kuşaktır geçimini mutfaktan sağlıyor olması beni
de ister istemez bu ata mesleğine yönlendirdi. Babamın dedesi, dedemin dedesi hepsi aşçıydılar. Ailemizde aşçılık
serüveninin saray mutfağına kadar uzanan geçmişi var. Ben de 13-14 yaşlarındayken, bir aile mirası gibi bu serüvene dahil olmayı seçtim. Zaten böyle bir
geçmişiniz olunca başka da alternatifiniz yokmuş gibi hissediyorsunuz.
Sizce iyi bir aşçının sahip olması gereken özellikler nelerdir?
Gerçekten iyi bir aşçının en başta sahip
olması gereken özelliği bence eğitimli
olmasıdır. Aşçının eğitimi sadece okullarda olmamaktadır. Aşçı mesleğini uygularken de eğitim almaktadır. Gerçekten de mesleğinde söz sahibi olmak isteyen aşçının iyi şeflerle çalışması, onlardan aşçılık sanatının inceliklerini en
iyi şekilde öğrenmesi önemlidir. Ben
mesleğe başladığım ilk yıllarda, ustalarımdan çekindiğim kadar babamdan çekinmezdim. Çünkü o ustalar sayesinde
mesleğimde söz sahibi biri oldum. Onların sayesinde disiplinli bir şekilde çalışarak, yenilikleri öğrenerek temellerimi
sağlam bir şekilde oluşturdum.
Türk mutfağı konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Son 10 yılda Türk aşçılığı büyük mesafeler kat etmeye başladı. Özellikle genç
aşçıların eğitime önem vermesi, yabancı dil öğrenmesi, yurtdışı seyahatlerini sıklaştırmasıyla kendilerini en iyi şekilde geliştirme fırsatı buldu. Dünyanın
önde gelen mekanlarını gidip gören, ça-
lışma fırsatı bulan aşçılar büyük mes