KISIM XXIII Nefroloji
Ünite 1
GLOMERÜLER HASTALIKLAR
Bölüm 502
Glomerüler Hastalıklara Giriş
Çeviri: Uzm. Dr. Tuncay Yılmazer
terk edene kadar, içeriği solüt ve sıvının sekresyon ve absorbsiyonunun hassas regülasyonuyla düzenlenen tübüllere girer.
502.3
Glomerüler Hastalıklar
Cynthia G. Pan ve Ellis D. Avner
502.1
Glomerülün Anatomisi
Cynthia G. Pan ve Ellis D. Avner
Böbrekler göbek hizasının hemen üzerinde retroperitoneal
boşlukta uzanırlar. Uzunluk ve ağırlıkları sırasıyla 6 cm ve 24
gramdan (miadında yenidoğanda) erişkinde ≥12 cm ve 150 grama kadar değişir. Böbreğin dış katmanı korteks glomerülleri,
proksimal ve distal kıvrımlı tübülleri, toplayıcı kanalları, iç kısmı ise medulla tübüllerin düz kısımlarını, Henle kulpunu, vasa
rekta ve terminal toplayıcı kanalları içerir.
502.2
Glomerüler Filtrasyon
Cynthia G. Pan ve Ellis D. Avner
Kan glomerüler kapillerlerden geçerken, plazma glomerüler kapiller duvarlardan filtre olur. Hücre içermeyen ultrafitrat, moleküler ağırlığı ≥68 kd olan (örn. albümin, globülinler gibi) proteinler hariç plazmanın tüm yapılarını içerir (elektrolitler, glukoz,
fosfat, üre, kreatinin, peptidler, düşük molekül ağırlıklı proteinler). Bu filtrat Bowman boşluğunda toplanır. Böbreği idrar olarak
Ünite 2
ÖZELLİKLE HEMATÜRİ İLE İLİŞKİLİ DURUMLAR
Bölüm 503
Hematürili Çocuğun Klinik
Değerlendirilmesi
Cynthia G. Pan ve Ellis D. Avner
Çeviri: Uzm. Dr. Tuncay Yılmazer
Hematüri idrarın her mikrolitresinde en az 5 eritrosit bulunması olarak tanımlanır. Okul çağı çocuklarında prevelansı %0,5-2
arasındadır. Kantitatif çalışmalar normal çocukların, 12 saatlik
periyotta 500.000’den fazla eritrosit atabildiğini göstermiştir.
1778
Glomerüler hasar genetik, immünolojik, perfüzyon ya da koagülasyon bozukluklarının sonucu olabilir. Glomerülün genetik
bozuklukları glomerülde, interstisyumda ya da tübüler epitelyumda lokalize proteinleri kodlayan DNA ekzonlarında mutasyon sonucunda olur. DNA transkripsiyonunu kontrol eden regülator genlerdeki mutasyonlar, RNA transkriptlerinin anormal
posttranskripsiyonal modifikasyonu ya da proteinlerin posttranslasyonel modifikasyonunun sonucudur. Glomerüllerin
immünolojik hasarı, birçok hastalık için jenerik terim ve glomerüller kapillerlerin enflamasyonunu işaret eden histolojik bir terim olan glomerülonefrite yol açar. İmmünolojik hasarın neden
olduğu glomerülonefritin kanıtı deneysel immün ilişkili glomerülonefritlere morfolojik ve immünopatolojik benzerlikler;
glomerülde immün reaktanların gösterilmesi (immünglobulin,
kompleman), serum komplemanlarında anormallikler, bu hastalıkların bazılarında otoantikor (anti-GBM) saptanmasıdır. İmmünolojik hasarda iki mekanizma görünmektedir: Dolaşımdaki
antijen-antikor immün komplekslerinin glomerüldeki birikimi,
antikorun in situ lokal antijenle etkileşimi. Son durumda antijen
glomerülün normal komponenti (tip 4 kollajenin non-kollajenöz
alanı [NC-1] anti-GBM nefritinde farz edilen antijendir) ya da
glomerüllerde birikmiş antijen olabilir.
Bu ateş ve egzersizle artabilir. Klinik durumlarda kalitatif tahminler hemoglobin (ya da miyoglobulin) ile dipstiğe (daldırma
test çubuğu) emdirilmiş kalorimetrik kimyasal indikatör arasında çok duyarlı peroksidaz kimyasal reaksiyonu kullanan idrar
test çubuğu i H