KISIM XIII Ergen Tıbbı
Bölüm 104
Ergen Gelişimi
Çeviri: Uzm. Dr. Eda Çelebi Bitkin, Uzm. Dr. Fatma Ketenci Gencer
Kısım XII ve Bölüm 555 ve 556’ya da bkz.
104.1
Ergen Fiziksel ve Sosyal Gelişim
Barbara Cromer
Genç insanlar yaklaşık 9 ila 10 ve 20 yaşları arasında vücut yapısı ve fizyolojik, psikolojik ve sosyal işlevsellikte hızlı değişimlere uğrarlar. Ergenlik her biri biyolojik, psikolojik ve sosyal
özelliklerle karakterli 3 farklı dönem - erken, orta ve geç- içerir
(Tablo 104-1). Bu gelişimsel ajandayı çocukluktan ergenliğe geçişi teşvik etmek için düzenlenmiş sosyal yapılarla birlikte hormonlar ayarlar. Hem somatik değişikliklerin zamanlaması hem
de deneyimin kalitesindeki bireysel farklılıklar önemli olmakla
birlikte, pubertal değişiklikler tahmin edilebilir bir sıra izler.
Cinsiyet ve alt-kültür gelişimsel seyri fiziksel ve sosyal stresörler gibi belirgin derecede etkiler.
ERKEN ERGENLİK
Biyolojik Gelişim
Ergenlik bir gelişim dönemi olarak tanımlanır; puberte bir çocuğun bir erişkin olduğu biyolojik süreçtir. Bu değişiklikler sekonder cinsel özelliklerin ortaya çıkışı, erişkin boyutuna ulaşma ve
üreme kapasitesinin gelişimini içerir. Adrenal androjen üretimi
(esas olarak dehidroepiandrosteron sülfat [DHEAS]) koltuk altı
kokusu ve cılız genital kıl (adrenarş) gelişimi ile 6 yaş gibi erken
bir dönemde başlayabilir. Lüteinizan hormon (LH) ve follikülstimülan hormon (FSH) düzeyleri orta çocukluk dönemi boyunca dramatik bir etkisi olmaksızın giderek artar. Hızlı pubertal
değişiklikler pitüiter bezin gonadotropin-salgılatıcı hormona
(GnRH) duyarlığındaki artış, uyku sırasında pulsatil GnRH, LH
ve FSH salınması ve bunun sonucu gonadal androjenler ve östrojenlerdeki artışla başlar. Bu değişikliklerin tetikleyicileri tam
olarak anlaşılamamıştır ancak orta çocukluk ve ergenlik boyunca süregiden nöronal gelişim ile ilgili olabilir.
Kızlarda puberte başlangıcı zamanlamasına dair veriler tartışmalıdır (Tablo 104-2). 1948’den 1981’e kadar birkaç çalışmada
meme gelişimi başlangıcı ortalama yaşının 10,6 ile 11,2 yaş arasında olduğu saptanmıştır. 1997’den beri birçok çalışma belirgin
olarak daha erken, Afrikalı-Amerikalılarda 8,9-9,5 yaş ve beyazlarda 10,0-10,4 yaş arasında, bir meme gelişimi başlangıcını öne
sürmektedir. Pubik kıl gelişimi ve menarş başlangıç yaşında sürekli bir azalma eğilimi de var gibi görünmektedir. Meme gelişimi yaşındaki daha fazla azalmanın nedenleri arasında çocukluk
obezitesi epidemisi yanı sıra çevredeki belli pestisitler, plastikler,
fitoöstrojenler ve subkutanöz östrojen hapları ile beslenmiş sığır
eti gibi endüstriyel bileşikleri içeren östrojen-benzeri toksinlere
maruziyet vardır. Erkek çocuklarda puberte başlangıç yaşında
sürekli bir azalma eğilimi olup olmadığı daha az kesindir (Tablo
104-3). Öyle görünmektedir ki, son 40 yıl içinde, genital ve pubik
kıl gelişimi ortalama başlangıç yaşı neredeyse 1 yıl azalmıştır.
Afrikalı-Amerikalı erkek çocuklarda puberte başlangıç yaşı beyaz erkek çocuklarından en az 6 ay daha öncedir.
Puberte başladığında, sonucundaki somatik ve fizyolojik değişiklikler cinsel olgunluk derecelendirmesi (Sexual maturity
ratings, SMR) veya Tanner evrelerine yol açar. Şekil 104-1 ve
104-2 SMR ölçeğinde kullanılan somatik değişiklikleri gösterir;
Tablo 104-4 ve 104-5 de bu değişiklikleri tanımlar. Şekil 104-3 ve
104-4 sırasıyla erkekler ve kızlardaki tipik pubertal değişiklikler
dizisini özetler. Cinsel olgunlaşma boyunca normal süreçlerin
aralığı geniştir.
Kızlarda, pubertenin ilk görülebilir bulgusu ve SMR2’nin
işareti 8 ila 12 yaşları arasında meme tomurcuklanmasının görünmesidir. Mensler tipik olarak 2-2,5 yıl sonra SMR3-4 sırasında (ortanca yaş, 12 yıl; normal aralık, 9-16 yaş) başlar (bkz. Şekil
104-4). Daha az belirgin değişiklikler overlerin, uterusun, labiaların ve klitorisin büyümesi ve endometrium ve vajinal mukozanın kalınlaşmasını içerir.
Erkek çocuklarda, pubertenin ilk görülebilir bulgusu ve
SMR2’nin işareti 9,5 yaş kadar erken başlayan testiküler genişlemedir. Bunu SMR3 sırasında penil büyüme izler. Gelişim en fazla testis volümü SMR4 sırasında yaklaşık 9-10 cm3’e ulaştığında
olur. LH ve testosteronun etkisi altında seminiferöz tübüller, epididim, seminal vesiküller ve prostat genişler. Sol testis normalde sağdakinden daha aşağıdadır. Erkek çocukların %40-65’inde
SMR2-3 sırasında görece aşırı östrojenik stimülasyona bağlı olarak bir miktar meme hipertrofisi (tipi