KISIM VII Vücut Sıvıları Patofizyolojisi ve
Sıvı Tedavisi
Bölüm 52
Elektrolit ve Asit-Baz Bozuklukları
Larry A. Greenbaum
Çeviri: Uzm. Dr. Meryem Benzer
52.1
Vücut Sıvılarının Bileşimi
Larry A. Greenbaum
TOTAL VÜCUT SUYU
Su, insan vücudunun en büyük bileşenidir. Total vücut suyunun (TVS) vücut ağırlığına oranı, yaşla değişim gösterir. Fetus
çok yüksek TVS oranına sahipken olgunlaşması ile birlikte bu
oran giderek azalır ve term doğan bebekte yaklaşık %75 değerine ulaşır. Prematüre bebeklerde TVS oranı term bebeklere göre
daha fazladır. Hayatın birinci yılında TVS vücut ağırlığının yaklaşık %60’ına kadar gittikçe azalır, sonrasında puberteye kadar
bu düzeyde kalmaya devam eder. Puberte döneminde, kızlarda yağ dokusu, kas gelişiminin daha belirgin olarak gözlendiği
erkeklerden daha fazla artış gösterir. Su oranı, yağ dokusunda
daha az, kas dokusunda daha fazla olduğundan pubertenin
sonunda erkeklerde TVS, vücut ağırlığına göre %60 oranında
devam ederken kızlardaki oran yaklaşık olarak %50 değerine
kadar azalır. Aşırı kilolu çocuklarda, yağ dokusu oranının fazlalığı, vücut ağırlığına göre TVS oranının düşük bulunmasına
neden olur. Dehidratasyon sırasında, TVS’de kayıp olduğu için
vücut ağırlığındaki azalma yüzdesi daha az olarak saptanır.
52.2
Osmolalite ve Volüm Regülasyonu
Larry A. Greenbaum
Plazma osmolalitesinin ve intravasküler volümün düzenlenmesi bağımsız sistemler tarafından yürütülür. Bunlar osmolalitenin
belirlendiği su dengesi ve intravasküler volümün belirlendiği
sodyum dengesi ile ilgili olan sistemlerdir. Normal osmolalite
su dengesindeki düzenlemelerle elde edilir. Volümde azalma
meydana geldiği bir durumda volümün arttırılması, osmolaliteden daha öncelikli hale gelir, bu durumdaki su retansiyonu da,
normal intravasküler volümün sağlanmasına katkıda bulunur.
52.3
Sodyum
Larry A. Greenbaum
SODYUM METABOLİZMASI
Vücut İçeriği ve Fizyolojik İşlevi
Sodyum, hücre dışı sıvının (HDS) baskın katyonu ve hücre dışı
osmolalitenin başlıca belirleyicisidir. Bu nedenle sodyum, damar içi volümün korunması için gereklidir. Sodyumun %3’ünden daha az bölümü hücre içinde bulunur. Total vücut sodyumunun %40’ından daha fazlası kemik dokusunda yerleşmiştir.
Geriye kalan kısım ise intertisyel ve damar içi bölmelerdedir.
Düşük hücre içi sodyum konsantrasyonu, yaklaşık olarak 10
mEq/L, hücre içindeki sodyumu hücre dışındaki potasyum ile
değiştiren Na+, K+-ATPaz ile sağlanır.
212
Alım
Günlük beslenme alışkanlığı, alınan sodyum miktarının belirleyicisidir. Büyük yaştaki çocukların