Birini açıp içinden iki tane şeker çıkartıp tekini bana verdi. Dikdörtgen prizma şeklindeki çilekli şekeri yutarcasına yemiştim. Yüzümün renginin normale döndüğünü, gözyaşlarımın kuruduğunu gören ablam bana kuzenlerimin yanına gitmemi, onlara da şeker götürmemi söylemişti. O an ablamdan ayrılmak istememiştim. Daha sabahtan beri nerde olduğunu sorma fırsatı bile bulamamıştım. Abla neredeydin, dedim İşim vardı içerde, ondan görememişsindir. Hadi git Baran ve Diyar’ a şeker götür onlar da yesinler, demişti ablam. Gözlerimin yeniden dolduğunu hisseder gibiydim. Ablamdan ayrılmak istemiyordum. Sanki gidersem ablamı bir daha bu kalabalıkta bulamayacağımı hissetmiştim. Tepkisiz ve yeniden dolmaya başlayan gözlerle ona baktığımı fark edence ablam da duygulanmıştı. Burnunu çekerek isteğini tekrarlamıştı. Hadi git Özgür!.. Tamam, dedim. Neden kabul ettiğimi bilmiyordum ama bir an önce kuzenlerimi bulup onlara şekerlerini verip ablamın yanına dönmek istiyordum. Hızla arkamı döndüm ve tüm gücümle koşmaya hazırlanırken yine aynı hızla geri döndüm ve dengemi kaybedip tökezledim. Ablam arkasını dönmüş ve eve doğru gitmeye başlamıştı. Dengemi toplayıp arkasından seslendim. Abla, dedim çocuksu bir sertlikte. Ne oldu, dedi ablam da. Sanki seslenmemi bekliyormuş da her an dönecekmiş gibi bir hali vardı merdivenin basamağında.
Hemen gelirim abla; beni bekle olur mu, demiştim. Yalvarırcasına çıkan sesimden ve bakışlarımdan etkilenmiş olmalıydı ki cevap vermeden merdivene oturmuştu. Yine arkamı hızla dönmüştüm. Tüm hızımla koşmaya ve bahçede kuzenlerimin olabilecekleri yerleri aramaya başlamıştım. Önce kapıya doğru koşmuştum. İnsanların ve sandalyelerin arasından koşarak geçmiştim. Amcalarımın ve babamın yanına varmaktı hedefim. Ancak uzaktan görebildiğim kadarı ile orada değillerdi. Birkaç saniye olduğum yerde durmuştum. Nerede olabileceklerini düşünüyordum. Derken Civan abimin sesini duydum. Elinde boş çay bardakları ile elma ve ayva ağaçlarının arasına kurulan çay makinasına doğru gidiyordu. Yardım etmek için ve kuzenlerimin nerde olduğunu sormak için arkasından koştum. Yanına geldiğimde üçüncü bir çay bardağını almaya çalışıyordu. Beni fark edince elindeki bardaklardan birini bana uzatmıştı. Çay bardağını aldım ve hızla çay ocağına taşıdım. Tekrar yarı yolda duran Civan abimin yanına koştum. Yine bir bardak daha