Muğla Anadolu Lisesi Genç Kalemler Kulübü-PIRILTI DERGİSİ pırıltı 2018 | страница 24

amcam gelenleri karşılıyor, taziyeleri kabul ediyordu. Merdivenden atlayarak inmiştim ve babamın yanına gitmek için harekete geçmiştim.
- Özgür. Bekle. Ben de geliyorum, dedi Baran arkamdan. Ardından eğildi ve merdivenin başında hızla ayakkabılarını giydi ve koşarak yanıma geldi. Kapıya baktığımda en büyük amcamı, yengemi ve iki kuzenimi gördüm. Baran ile birlikte kapıya geldiğimizde iki amcam konuşuyordu. Babam ve en küçük amcam taziye dileklerini kabul etmeye devam ediyordu. En büyük amcam bir küçük kardeşi olan amcama cansız, soğuk bir ses tonu ile sorular soruyordu. Ve aynı ses tonu ile cevap alıyordu.- Osman, taziye hazırlıkları tamam mı?- Her şeyi hallettik abi.- Peki tamam. Tekrar başımız sağ olsun.- Sağ ol abi, sağ ol, dedi en sonunda Osman amcam. Şüheda amcam kardeşleri ile birlikte taziye kabulüne geçmeden önce bize dönmüş ve bakmıştı. Yüzünden acı ve hüzün akıyordu. Dedelerinin büyüyüşlerini göremeyeceği üç oğlan vardı karşısında. Sonra gözleri en büyük kuzenim olan oğlu Civan’ ı aradı. Civan abim amcamın tembihlediği gibi gelenlere sandalye dağıtmaya ve çay ocağına yardım etmek için koşturmaya başlamıştı.- Baran, Özgür bir şey yediniz mi?- Yedik amca, dedik- İyi hadi gidin üç kişi Civan abinize yardım edin. Diyar, abinin sözünden çıkma.- Tamam, baba, dedi Diyar. Üç küçük çocuk yarışırcasına çay makinasının yanında duran Civan abimizin yanına koştuk. Bizden gelenlere çay isteyip istemediklerini sormamızı ve boş çay bardaklarını toplamamızı istemişlerdi. Gelenlerin sayısı her saniye biraz daha artıyordu. Üçümüzde oldukça yorulmuştuk. Büyük bahçede ağaçların gölgelendirdiği her yer insan doluydu. Birkaç saattir ayaktaydım. Yorgunluğum, uykusuzluğum, kadınların ağıtları, benden daha büyük ve daha güçlü insanların perişan olmuş yüzleri üst üste gelmişti; artık çok yorulmuştum. Kuzenlerim de aynı durumdaydı. Neyse ki imdadımıza dedemin yeğenleri yetişmişti. Bizim işlerimizi devralmakla kalmamış, bizden daha kötü durumda olan babamın ve amcalarımın işlerini de devralmışlardı. Bana ve iki kuzenime onların kuzenleri ve babalarımızın kuzenlerinin çocukları katılmıştı. Dinlenmek ve evin korkunç ortamından kaçmak istemiştik ki herhalde elimizde meyveli şeker paketleri ile evin arkasındaki kısa kavakların arasındaki açıklık bir alanda oturuyorduk. Sekiz veya daha fazla kişiydik. Meyveli şekerleri hızla bitirmiştik. Karamsar havadan yavaş yavaş