MUTFak Bahar 13' May 2013 | Page 18

18

18

Tıp Eğitimi dediğimizde ağırlıklı olarak elbette mezuniyet öncesi eğitimden bahsetmekteyiz. Ancak Tıp Eğitimi’ nin mezuniyet sonrası ve yaşam boyu devam eden boyutları da vardır. Mezuniyet sonrası eğitim yapılandırılırken mezuniyet öncesi ile uyumluluk konusu göz ardı edilmemelidir. Uzmanlık eğitimleri bağımsız eğitimler olarak değil, mezuniyet öncesi eğitimlerin tamamlayıcısı olarak düşünülmelidir. Ülke ihtiyaçları konusunda yapılacak pratisyen hekim / uzman hekim dengesi için yüksek öğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığı’ nın iletişim ve işbirliği içerisinde olması da önemlidir. Aslında Tıp Eğitimi, tıp fakültesine girilen günden başlamak üzere hekimin hayatı boyunca devam edecek bütünsel bir süreçtir.‘ Süreç’ olarak tanımladığımız eğitim ortamının tüm bileşenlerinin birbirinin tamamlayıcısı olmasının sağlanması ve bu bütünlüğün güvenceye alınması sağlık hizmeti kalitesine de olumlu yönde katkı sağlayacaktır.
Yaşam boyu öğrenebilmenin bir gereği olarak hekimlerin kendi kendilerini değerlendirebilme yetilerine sahip olmalarının önemi arka planda bırakılmamalıdır. Hekimlerimizin kendi eksik yönlerinin farkında olabilmeleri, hekimlerin iş ortamında birbirlerini değerlendirebilmeleri ve sürekli tıp eğitimi etkinlikleri çerçevesinde mesleki kredi sistemlerinin gelişim sağlayacak bir işlerliğe kavuşturulabilmesinin faydaları olacaktır. Sürekli Tıp Eğitimi etkinliklerinin sadece belirli aralıklarla sempozyum düzenlenmesi olarak algılanması da bu etkinliklerin olası getirilerini azaltmaktadır. Günümüzde, nasıl ki mezuniyet öncesi eğitimde odak noktası öğrencinin kendisi olarak belirmişse, sürekli tıp eğitimi etkinliklerinde de hekim merkeze yaklaştırılmalıdır. Kim bilir, belki de çok yakın bir geçmişte her hekime göre farklı yapılandırılmış sürekli tıp eğitimi etkinliklerinden bahsediyor olacağız.
Osler nodüllerini hepimiz biliriz. William Osler’ in eğitimin bütünselliği ile ilgili yaklaşık 100 yıl önce kurduğu şu cümle aslında değerli bir özettir.‘ Lisansına kavuştuğunda tahsilini tamamladığını düşünen doktora ne yazık, bu durum hastaları için çok ızdıraplı olacak’
Dr. Ahmet Murt
Kaynaklar
• World Federation for Medical Education.‘ Report of the World Conference on Medical Education’, Edinburgh, 1988
• BERWICK.‘ Quality management in the NHS: the doctor’ s role’, British Medical Journal, 1992; 304: 304-308
• TERZİ. Toplum Sağlığına Bir Köprü: Tıp Eğitimi, İstanbul 2001, s. 12-14
• HAIDET.‘ The role of student-teacher relationship in the formation of Physicians’, Journal of General Internal Medicine, 2006; 21: 16-20
• CANTILLON, HUTCHINSON. ABC of Teaching and Learning in Medicine, Londra, 2003, s. 25-28
• COOKE, IRBY.‘ American Medical Education 100 Years after the Flexner Report’, The New England Journal of Medicine, 2006; 355: 1339- 44
• Türk Tabipleri Birliği. Türkiye Sağlık İstatistikleri, Ankara 2006, s. 63-65
• Association for the Study of Medical Education. Selection for Medical Education and Training, Edinburgh 2007
• Tıp Eğitiminde Eğitim / Öğretim Çıktıları; http:// www. tuning-medicine. com / exec. asp, Medicine and Veterinary Medicine, The University of Edinburgh
• Avrupa Komisyonu. ECTS Users’ Guide Brüksel, 2009, s. 6-10
• KÜÇÜKCAN, GÜR. Türkiye’ de Yükseköğretim: Karşılaştırmalı Bir Analiz, Ankara 2009, s. 90-92
• CUMMING.‘ The Bologna Process, medical education and integrated learning’, Medical Teacher, 2010; 32: 316-318
• MUELLER.‘ AM Last Page: Sir William Osler’ s Major Contributions to Medical Education’, Academic Medicine( Copyright by Association of American Medical Colleges), 2010; 85 / 7:1260