kopya fanzin kopya fanzin -3 | Page 48

46 nede söylediği gibi o ne iş olsa yapar, karnını doyuracak bir yol bulur ama Ağa bulamaz. Filmde isimlerin bilinçli bir tercih sonucu kullanılıp kullanılmadığıyla ilgili bir diğer ayrıntı Özcan’ ın da belirttiği gibi Haraptar köyünün adının mizahi bir göndermeyle oluşturulmasıdır. Yazara göre Türkiye’ nin liberalleşme düzeninde yıkılan birçok değerinin yeni adı haraplık olarak belirlenmiştir. Türkiye’ deki 80 sonrası hızlı dönüşüme, kuralsızlığa ayak uyduramayanların memleketinin adıdır Haraptar.( 3)
Bu noktada bir parantez açıp Ağa’ nın dramının sadece kültürel sermayeye sahip olmayışından kaynaklanmadığını ifade etmem gerekiyor. Onun mutsuzluğunun bir sebebi de Çevre’ deyken sahip olduğu simgesel sermayenin etkisinden Merkez’ de bir değişim değeri olmadığı halde kurtulamayışıdır. Yani Ağa, gerçekten feodal sistem içerisinde saygı gören / hürmet edilen bir kişiyken büyükşehir içerisinde“ herhangi birine” dönüşmüştür fakat o“ sanki hala ağaymış” gibi davranmaya devam eder.( Oysa İstanbul’ un“ ağaları”, kendinin hiç sahip olmadığı ölçüde gelişmiş ekonomik, kültürel ve simgesel sermayelere sahiptir.) Örneğin adamın ailesi-ama özellikle Kâhya- ile olan ilişkisi, bu geçmiş sermayeyi illegal bir şekilde üreten merdiven altı baskı atölyelerinin haline benzer. Öyle ki her ne kadar biçare olsa da yanında ailesinden bir fert bulunduğu müddetçe“ Ağa” sayılmaya devam etmektedir.
Yeni oyun ve oyuncuların bulunduğu Merkez’ de, Ağa’ nın köyünden kaçan marabalar bile onu kendilerine denk sayar. Geçmiş oyunun hiyerarşik sıralanışı orada geçerli değildir. Ağa, köylülerin kurduğu kahvehaneyi ilk bastığında geçmişten kalan bir alışkanlıkla ona itaat ederler fakat zamanla-özellikle adamın kentte hiçbir iş tutturamayışından ötürü- ona duydukları saygıyı kaybeder hatta aşağılamaya başlarlar. Lakin köylülerin daha Ağa’ yı saymaya devam ettikleri ilk zamanlarda bile evini taşımak için hamaliye parası istemeleri, O’ nun uzattığı sigarayı alabilmeleri, eski taşların yeni değerlerle bambaşka bir oyunda olduğunun göstergesi gibidir.
Ağa ve Kekeş Salman
Züğürt Ağa filminde, esas çatışma Ağa ve sistem arasındadır. Fakat“ yeni düzenin adamı” olan Kekeş Salman( Erdal Özyağcılar) bu çatışmanın görünen yüzü olarak durumun daha kuvvetli bir şekilde vurgulanmasını sağlar. Söz gelimi Turgul’ un bir sonraki çalışmasında görüleceği gibi Ali Nazik-Muhsin Bey türünden doğrudan bir zıtlaşma yoktur. Ağa-Salman ikiliği daha dolaylı yoldan inşa edilmiştir. Fakat bu mücadele de eserin anlaşılmasına dair kayda değer ipuçları bırakmaktadır.