kopya fanzin kopya fanzin -3 | Page 49

Salman; hikâyeye, ilk sahnede kurulan ziyafet sofrasına oturarak-ailesiyle uzaktan gelmiş ve aç bir şekilde gösterilerek- dâhil olur. Bir önceki köyünden hırsızlık yüzünden kovulduğu anlaşılan adam, Kâhya’ nın onu gözünün hiç tutmadığını uyarısı eşliğinde huzura çıkarak Ağa’ dan iş ister. Ekonomik durumu zaten iyi olmayan ve daha fazla maraba istihdam etme olanağı bulunmayan Ağa, bu dilenme esnasında Salman’ ın kız kardeşi Kiraz’ ı( Nilgün Nazlı) görür ve onu beğendiği için işe almaya-çizmelerinin temizliğinden sorumludur- karar verir.
Kekeş, evde yerini sağlama aldıktan sonra Kiraz’ ı Abdo Ağa’ ya yüklü bir başlık parası karşılığında satar. Abdo’ nun ölümüne sebep olacak sürecin başlatmasının haricinde, Kiraz’ ın film boyunca gündemde kalacak“ tartışmalı konumu” açısından da önemli bir gelişmedir bu. Zira genç kadın gerdek gecesinde dul kalacak ve Kekeş Salman tarafından türlü kereler“ geri” istenecektir.
Ağa’ nın hanesine giren Kekeş Salman, bir nevi darbe sonrası neo-liberal ortamın oluşturduğu insan tipidir. Dolandırıcı ve hırsız biri olan Salman, en kısa yoldan zenginleşmeyi bir anda köşeyi dönmeyi arzular. Aynı atmosferin bireyselliği yüceltmesi ölçüsünde sadece kendi hesabına çalışan adam, uygun şartlarda uyanan bir virüs gibi hücre içinde-onu yok ederek- yaşam alanı yaratır. İstanbul’ a gittiğinde payını almak üzere, köylülerin Ağa’ nın ambarından buğdayı çalmasına aracılık eden Kekeş, kendini gerçekleştirmek için en uygun alan olan kentte ise ironik bir şekilde zengin olur.
Peki, Ağa İstanbul’ da neden dibe vurmuş Kekeş Salman ise başarılı olmuştur? Sonuç itibariyle her ikisi de Çevre’ den Merkez’ e göçmüştür ve hatta Ağa’ nın İstanbul’ a gittiğinde yüklü miktarda parası da bulunmaktadır. Öyleyse ibrenin Ağa’ dan yana olması gerekmiyor mudur? Bu soruya verilen cevabın Turgul sinemasının diğer karakterleriyle birlikte düşünülmesi kanaatindeyim. Söz gelimi benzer şartlar altında ne Muhsin Kanadıkırık( Muhsin Bey), ne Haşmet Asilkan( Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni), ne Baran( Eşkıya), ne Nazım( Gönül Yarası) kentte başarılı bir tüccara dönüşebilirdi. Bu adamlar ya yeni düzene ayak uyduramadıkları / veya bunu istemedikleri için da ya geçmişe bağlı olduklarından dolayı-sebepler kapsamlı bir çalışmada ziyadesiyle arttırılabilir-“ Öteki” dir. Turgul, benzer karakterlerden oluşan bir atmosfer yarattığından Züğürt Ağa’ nın kentte zenginleşip Merkez’ in Merkezi’ ne yerleşmesinin olanak dışı olduğunu ileri sürüyorum. Zaten Ağa’ nın yapısı, göçtüğü toprakların kurallarına uyum sağlamasını engelleyecek birçok öğeyi barındırır. Misalen“ Ağa” olarak doğduğu için bir çeşit feodal iktidar kibrinden mustariptir. İstanbul’ da perişan haldeyken dahi bundan
47