kopya fanzin kopya fanzin -3 | Page 44

Züğürt Ağa Üzerine Bir Analiz

Züğürt Ağa Üzerine Bir Analiz

Hasan Berk Akkoç
42
Züğürt Ağa filmi, 12 Eylül askeri darbesinden beş, ANAP hükumetinin kurulmasından iki sene sonra 1985 yılında çekilmiştir. Eser-ve seksen sonrası Yavuz Turgul sineması- bu iki kritik kırılma noktası bağlamında incelenirse görülecektir ki darbe ve Özalcı neo-liberal politikaların yarattığı atmosfer, onun temel belirleyenidir. Basitçe dile getirilirse: 1. Askeri darbe yönetiminin esas amacı; kerameti kendinden menkul“ resmi ideolojiye” uymayan her tür düşüncenin kökünün kazılmasıydı. Tüm ülke vatandaşları-özellikle politize olanlar-yola getirilmesi gereken azılı suçlular gibi görülüyor,“ sakıncalı” kişiler cezaevi ve mahkemeler aracılığıyla disipline ediliyordu. Şiddetle icra edilen bu arzu, Türkiye entelenjiyası üzerinde de derin bir travma yaratmıştır.
2. Bir dünya ekonomik trendi olarak neo-liberalizm rüzgârına kapılan Türkiye, 24 Ocak Kararları’ yla uluslararası sermayeye daha önce görülmemiş ölçüde eklemlenmiştir. Serbest piyasa düsturunun baş tacı edildiği bu dönemde bireycilik yüceltilmiş, gelir paylaşımındaki adaletsizlik sermaye sahibi sınıf lehine genişlemiş, Hobbes’ çu anlamıyla kendinin kurdu olan“ insan” büyükşehir kaldırımlarında boy göstermeye başlamıştır. Kısa yoldan zengin olma hayalinin kitleleri büyülediği bu period,“ işini bilen” memurların, toprak rantı ve gecekondu mafyasının ama özellikle arabesk kültürün tüm ülkeye yayıldığı sancılı bir zaman dilimidir.
Turgul sinemasının seksen önceki kodları incelendiğinde, sanatçının gelecekte şekillendireceği temaların işaretleri rahatlıkla görülür. Sultan( 1978) ya da Banker Bilo( 1979) gibi metinlerde görülen toplumsal değişim ve bireyin bu değişim karşısındaki konumu( 1) teması, darbe sonrası yukarıda bahsedilen iki şiddetli dönüşümün de etkisiyle Züğürt Ağa( 1985) Muhsin Bey( 1986) ve Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni( 1990) filmlerinde olgunlaşarak arada kalmış öteki adamların hikâyelerine zemin oluşturur.
Zira Turgul, Züğürt Ağa’ da köyünü-Haraptar- satarak kente tutunmaya çalışan bir feodalite kalıntısını, Muhsin Bey’ de eski günleri özlemle anan Merkez’ de yaşayan bir müzik yapımcısıyla, Çevre’ den Merkez’ e