34 yalım. Ama tükenmeyecek tek bir şey var: insanın utancı, sevilmeme ve eksiklik korkusu. Eğer bu utanç ve korkuların sesini yeterince yükseltirseniz, insan yeryüzünün ona söylediklerini duyamaz. İnsan fakir gözükmekten korkar, çirkin gözükmekten korkar, saçma gözükmekten korkar. Yaptığımız her seçim de bundan ibarettir aslında:“ olmak” ve“ gözükmek” arasındaki seçim … Genellikle nasıl gözükeceğimizden çok korktuğumuz için,“ olmak” la ilgili her şeyi bir kenara bırakırız. Kabul edildiği şekilde giyinir, kabul gören eşyalara sahip olmaya çalışır, toplumumuzun bize izin verdiği kadar da fikrimizi belirtiriz. Hatta çoğu zaman belirtmeyiz bile,“ Aman nasıl gözükürüm!” endişesiyle. Erdemli olmayı ve Dünya’ yı kurtaracak şekilde yaşamayı bütün bunlara feda ederiz. Sistem bunu düşünmemizi istemez, sistem her zaman kim olduğumuzdan çok nasıl gözüktüğümüze odaklamak ister bizi. Bunun için de önümüze bazı rol modeller koyar ve“ Bakın, olması gereken budur.” der. Hâlbuki o zamana kadar olduğumuz halimizden de şikâyetçi değildik.
Instagram, çok yakın bir tarihe kadar emziren annelerin fotoğraflarını kaldırıyordu. Rupi Kaur, Instagram’ a tamamıyla giyinik ama pijamasında adet kanının olduğu bir kadın fotoğrafı koyunca, Instagram onu da kaldırdı. Tombul bir kadın, bikinili fotoğrafını koyunca Instagram onu da kaldırdı. Bunları sorun edinmiş bir sosyal medya aracı, Kim Kardashian’ ın çırılçıplak vücudunu neden sorun etmez? Rupi Kaur’ un fotoğrafının kaldırılmasıyla ilgili söylediklerini hatırlayalım:“ Her ay, insanlığın varoluşunu devam ettirmek için kanarım. Birçok medeniyette adet kanı kutsal sayılır. Ama bizim toplumumuzda insanlar adet kanını lanetlerken, kadının vücudunun pornografikleştirilmesiyle, küçük görülmesiyle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamazlar. Sanki adet olmak, nefes almak kadar doğal bir süreç değilmiş gibi.”
İşte sorun tam da bu aslında. Doğa’ nın bize söylediklerinin sesini kısmak demek, doğal olan her şeyin de sesinin kısılması demek. Bu dünya, insanoğlunun tüketmesi ve tahakküm altına alması için yaratılmadı. Eğer öyle olsaydı bile yine de amacına ulaşmamış olacaktı. Çünkü bu dünya insanoğlunun değil, insanlığın sadece minicik bir parçasını oluşturan zengin, beyaz tenli, Batılı ve erkek cinsiyetindeki kitlenin tükettiği bir gezegen. Çoğunluk onlar değil. Ama onların yaptıklarının acısını onlar dışındaki bütün çoğunluk çekmekte.
Peki ya bizim rol modellerimiz değişseydi ne olurdu? Bir anda milyonlarca kadın adet kanı bulaşmış kıyafetleriyle fotoğraflarını paylaşsalardı sosyal medyada? Bir anda bütün o yapay idealler-