ETİK
Çalmadığınız Parayı Aklayamazsınız:
Suistimal ile Kara Para Aklamanın Kesiştiği Noktalar
Suistimal ve kara para aklama çoğu zaman birbirinden ayrı iki finansal suç alanı olarak ele alınıyor. Kurumlarda suistimal riskleri iç denetim, etik ve uyum veya suistimal inceleme ekiplerinin; kara para aklama riskleri ise çoğunlukla AML ve finansal suçlarla mücadele fonksiyonlarının gündeminde yer alıyor.
56
Oysa gerçek hayatta bu iki alan arasındaki sınırlar her zaman bu kadar belirgin değil.
Yazı: Fikret Sebilcioğlu
Önce Kavramları Basitleştirelim Çalışan suistimali, bir kişinin çalıştığı kurumdaki görev, yetki veya erişimini kişisel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmasıdır. Rüşvet veya gizli komisyon almak, sahte belgelerle şirketten para çıkarmak ya da şirket varlıklarını zimmete geçirmek buna örnek olabilir.
Kara para aklama ise suçtan elde edilen para veya diğer malvarlığı değerlerinin yasa dışı kaynağını gizleyerek bunlara meşru bir görünüm kazandırılmasıdır.
Aralarındaki temel fark basit: Suistimal suç gelirinin nasıl elde edildiğiyle, kara para aklama ise bu gelirin kaynağının nasıl gizlendiğiyle ilgilidir.
Çalmadığınız Bir Parayı Aklayamazsınız Bir şirketin satın alma yöneticisinin, belirli bir tedarikçiye iş vermesi karşılığında 100.000 dolar gizli komisyon aldığını düşünelim. Bu aşamada karşımızda bir yolsuzluk ve suistimal vakası vardır.
Ancak fail, suçtan elde ettiği bu parayı kullanabilmek ve rüşvetten kaynaklandığını gizleyerek meşru bir gelir görünümü kazandırmak isteyebilir. Örneğin kendisine veya bir yakınına ait şirket üzerinden gerçekte verilmemiş bir“ danışmanlık hizmeti” için işlem kurgulayabilir. İşte suçtan elde edilen gelirin kaynağını veya niteliğini gizlemeye yönelik bu aşamada kara para aklama riski gündeme gelir.
Bağlantı aslında basittir: Önce suç geliri yaratılır, ardından bu gelirin kaynağı gizlenmeye çalışılır.