Elbette her suistimal vakası kara para aklamaya dönüşmez; kara para aklamaya konu suç geliri de yalnızca çalışan suistimalinden kaynaklanmaz. Ancak rüşvet, yolsuzluk, zimmet veya dolandırıcılık gibi suçlardan elde edilen gelirin kaynağını gizleme ihtiyacı doğduğunda, iki alan kesişebilir.
Bu nedenle bir suistimal soruşturmasında yalnızca“ Bu para nereden geldi?” değil,“ Bu para daha sonra nereye gitti?” sorusu da önemlidir.
Bu iki soru birlikte sorulduğunda, suistimal ve kara para aklamanın aynı finansal hikâyenin birbirini takip eden parçaları olabileceği görülür.
Türkiye Açısından Neden Önemli? Bu bağlantı Türkiye açısından özellikle önemli. Türkiye, kara para aklamayla mücadelede attığı adımlar sonucunda FATF’ ın 2021’ de başlattığı artırılmış izleme sürecinden Haziran 2024’ te çıkarıldı. Ancak bu gelişme, kara para aklama ve bağlantılı finansal suç risklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Nitekim 2025 Basel AML Index Türkiye açısından bu risklerin hâlen dikkate alınması gerektiğine işaret ederken, Transparency International’ ın 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’ nde Türkiye 100 üzerinden 31 puanla 182 ülke arasında 124. sırada yer alıyor.
57
Bu göstergeler, Türkiye’ deki şirketlerin doğrudan yüksek riskli olduğu anlamına gelmese de önemli bir noktaya işaret ediyor: Suistimal, yolsuzluk ve kara para aklama risklerini birbirinden bağımsız yönetmek yeterli olmayabilir.
Bu durum özellikle uluslararası faaliyet gösteren, geniş üçüncü taraf ağına sahip veya yabancı sermayeli şirketler