ETİK
26
yollara sapmaktan daha " kolay, anlaşılır ve erişilebilir " kılınmasıdır. İnsan zihni her zaman en az direnç gösterdiği yolu seçer. Sahtecilik veya kural ihlali yapmak sistemdeki açıklar nedeniyle etik yoldan daha kolaysa, sistem alarm veriyor demektir.
Tetikleyici: Tam karar anında çalışanın karşısına çıkan, onu otomatik pilottan( Sistem 1) çıkarıp bilinçli zihne( Sistem 2) geçirecek zamanında gelen " Dur ve Düşün " hatırlatıcılarıdır. III. İhlaller Nasıl Başlar? Haklılaştırma Odaları ve Erken Sinyalleri Görme Kimse bir sabah uyandığında " Bugün kurumu zarara uğratacak, itibarını lekeleyecek büyük bir usulsüzlük yapacağım " diyerek işe gelmez. Kurumlarda etik erozyon bir uçurumdan aşağı birden atlamakla değil, dik bir tepeden küçük adımlarla yavaşça aşağı kaymakla başlar. Her şey masum görünen küçük bir esnemeyle, bir faturayı bir kereliğine yanlış tarihe kesmekle veya küçük bir gerçeği gizlemekle başlar. İnsan beyni bu küçük yanlışlara zamanla bilişsel olarak alışır ve onu yeni " normal " olarak kabul eder. Bir sonraki adım daha büyük olur ama beyin için o artık sadece " küçük bir durumdur”. İnsan, doğası gereği kendini " iyi ve dürüst biri " olarak görmeye programlıdır. Birey, yaptığı yanlış eylem ile kendi dürüst öz-imajı arasında oluşan o müthiş içsel huzursuzluğu( Bilişsel Çelişki) dindirmek için kendi zihninde bir avukat gibi çalışarak " Haklılaştırma( Rasyonalizasyon) Mekanizmaları " üretir:
Ahlaki Arınma( Moral Cleansing):“ Bu şirkete yıllardır çok kazandırıyorum, gece gündüz çalışıyorum; bu küçük masrafı