INmagazine 42. Sayı INmagazine Sayı 42 | страница 16

ARAŞTIRMA
kullanımı, açıklanabilirlik, önyargı yönetimi ve hesap verebilirlik gibi konuları da aynı anda değerlendirmesi gerekiyor.
Nitekim katılımcılara gelecekte uyum fonksiyonunun gündemine girmesi beklenen alanlar sorulduğunda ilk sırada“ algoritmik ve yapay zekâ destekli sistemlerin etik sonuçlarının yönetimi” başlığı yer alıyor. Bu sonuç, yapay zekâ yönetişiminin önümüzdeki yıllarda uyum profesyonellerinin en önemli çalışma alanlarından biri olacağını gösteriyor.
Yaptırımlar Artık Niş Bir Konu Değil Küresel jeopolitik gelişmeler ve son yıllarda artan yaptırım uygulamaları, yaptırım risklerini birçok kurum için kritik bir başlık haline getirmiş durumda.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların % 61’ i yaptırım risklerinin kurumlarında ya merkezi ve sistematik şekilde yönetildiğini ya da kurumsal risk yönetiminin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirtiyor.
Ancak teknoloji yatırımları artmasına rağmen katılımcıların % 57’ si kullanılan teknolojilerin beklenen faydayı kısmen sağladığını düşünüyor. Yalnızca % 27’ lik bir kesim teknoloji yatırımlarının beklenen değeri ürettiğini ifade ediyor. Bu sonuç, uyum teknolojilerinin başarısının yalnızca sistemlerin varlığıyla sağlanamayacağını gösteriyor. Veri kalitesi, sistem entegrasyonları, kullanıcı yetkinliği ve süreç tasarımı gibi unsurlar teknoloji yatırımlarının gerçek değer üretmesinde belirleyici rol oynuyor.
Katılımcıların görüşleri de bu bulguyu destekliyor. Araştırmada öne çıkan ortak mesajlardan biri,“ teknoloji varsa uyum da vardır” varsayımının yanlış olduğu yönünde. Eksik veri, yanlış tanımlanmış riskler veya zayıf kontrol yapıları üzerine kurulan teknolojiler, hataları ortadan kaldırmak yerine büyütebiliyor.
İnsan Faktörü Hâlâ En Kritik Unsur
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların % 61’ i yaptırım risklerinin kurumlarında ya merkezi ve sistematik şekilde yönetildiğini ya da kurumsal risk yönetiminin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirtiyor.
14
Bu sonuç, yaptırımların artık yalnızca belirli sektörlerin veya uluslararası ticaret yapan şirketlerin gündeminde olmadığını gösteriyor. Tedarik zincirlerinin karmaşıklaşması, sınır ötesi işlemler ve üçüncü taraf ilişkilerinin yaygınlaşması nedeniyle yaptırım riskleri çok daha geniş bir kurum kitlesini etkiliyor. Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler de yaptırım uyumunun yalnızca hukuk veya finans ekiplerinin değil, tüm kurumun sahiplenmesi gereken bir yönetişim konusu olduğunu ortaya koyuyor.
Teknoloji Yatırımları Artıyor Ama Beklenen Değer Her Zaman Oluşmuyor Araştırma sonuçları kurumların teknolojiye olan ilgisinin güçlü şekilde devam ettiğini gösteriyor.
Katılımcıların % 62’ si önümüzdeki 12-24 ay içinde uyum alanında teknoloji kullanımını artırmayı planlıyor. Teknoloji özellikle ihbar hattı ve vaka yönetimi, üçüncü taraf kontrolleri ile müşteri ve tedarikçi tanıma süreçlerinde yoğun olarak kullanılıyor.