INmagazine 42. Sayı INmagazine Sayı 42 | Seite 15

Bu değişim yalnızca yeni risk başlıklarının ortaya çıkmasından kaynaklanmıyor. Düzenleyici beklentiler artıyor, paydaşlar daha fazla şeffaflık talep ediyor ve teknolojik gelişmeler kurumların karar alma süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle günümüzde uyumun başarısı, yalnızca mevzuata uyum sağlanıp sağlanmadığıyla değil; kurumların değişen risk ortamını ne ölçüde öngörebildiği, yönetebildiği ve yönetişim yapılarına entegre edebildiğiyle ölçülüyor.
Katılımcıların % 33’ ü kurumlarında yapay zekâ kullanımının sınırlı olduğunu ve etik gündemin henüz oluşmadığını belirtirken, % 31’ i yapay zekânın kullanıldığını ancak etik yönetişim çerçevesinin net olmadığını ifade ediyor.
Kurumlar yapay zekâ uygulamalarını giderek daha fazla kullanmaya başlarken, bu teknolojilerin beraberinde getirdiği etik ve yönetişim risklerinin nasıl yönetileceği konusunda henüz ortak bir olgunluk seviyesine ulaşılmış değil. Katılımcıların % 33’ ü kurumlarında yapay zekâ kullanımının sınırlı olduğunu ve etik gündemin henüz oluşmadığını belirtirken, % 31’ i yapay zekânın kullanıldığını ancak etik yönetişim çerçevesinin net olmadığını ifade ediyor.
KPMG Türkiye ve TEİD iş birliğiyle gerçekleştirilen Etik ve Uyum Araştırması 2026 sonuçları da bu dönüşümün önemli ipuçlarını sunuyor. Araştırma, kurumların uyum fonksiyonlarını daha yapılandırılmış, teknoloji destekli ve stratejik modellere doğru geliştirdiğini gösterirken; aynı zamanda teknoloji, insan kaynağı ve yönetişim alanlarında önemli gelişim alanlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.
Başka bir ifadeyle katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, yapay zekâ kullanımının kurumsal düzeyde yeterince tanımlanmış etik ilkeler ve yönetişim mekanizmalarıyla desteklenmediğini düşünüyor.
Bu tablo önemli bir gerçeğe işaret ediyor. Yapay zekâ yatırımları yalnızca bir teknoloji yatırımı değil. Kurumların algoritmik karar alma süreçleri, veri
13
Uyum Fonksiyonları Dönüşüyor, Ancak Yolun Sonuna Henüz Gelinmedi Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kurumların önemli bir bölümünde uyum süreçlerinin hâlâ gelişim aşamasında olması. Katılımcıların % 30’ u, kurumlarında temel uyum gerekliliklerinin karşılandığını ancak süreçlerin henüz tam anlamıyla sistematik bir yapıya ulaşmadığını belirtiyor. Buna karşılık % 22’ lik bir kesim ise uyum fonksiyonlarının veri temelli, proaktif ve stratejik bir yapıda çalıştığını ifade ediyor.
Bu sonuçlar, son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da uyum dönüşümünün kurumların büyük bölümünde devam ettiğini gösteriyor. Uyum artık yalnızca kontrol eden bir fonksiyon olmaktan çıkıp yönlendiren ve karar süreçlerine katkı sağlayan bir yapıya dönüşüyor. Ancak bu dönüşüm tüm kurumlarda aynı hızda gerçekleşmiyor.
Özellikle uluslararası faaliyet gösteren kurumlarda uyumun risk yönetimi, iç kontrol ve yönetişim süreçleriyle daha güçlü şekilde entegre olduğu görülüyor. Buna karşın birçok kurumda uyum faaliyetleri hâlâ operasyonel bir zorunluluk olarak algılanıyor ve stratejik karar mekanizmalarının merkezine tam anlamıyla yerleşebilmiş değil.
Yapay Zekâ Kullanımı Hızla Artıyor, Etik Çerçeve Aynı Hızda Gelişmiyor Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri yapay zekâ yönetişimi alanında ortaya çıkıyor.