devlette önemli gecikmeler yaşandığı belirtilmiştir. Bu gecikmeler üzerine Avrupa Komisyonu, Mart 2023’ te Almanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Estonya ve Lüksemburg aleyhine Avrupa Birliği Adalet Divanı’ nda ihlal davası açmıştır.
Avrupa Birliği Adalet Divanı, Mart 2025 tarihli kararında, söz konusu beş ülkenin Direktifi süresi içinde iç hukuklarına aktarmayarak Birlik hukukundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmederek, kararında özellikle şu vurguyu yapmıştır; Direktif hükümlerinin zamanında iç hukuka aktarılmaması, Birlik hukukunun yeknesak ve etkili uygulanmasını zayıflatır; zira hukuka aykırılıkları bilen kişiler misillemeye karşı korunmadıkları takdirde bu ihlalleri bildirmeyebilir. Başka bir ifadeyle, Divan, bildirim yapanların korunmasını yalnızca bireysel bir hak olarak değil, Birlik hukukunun işlerliği için yapısal bir unsur olarak değerlendirmiştir.
Bu karar, ihbarcı korumasının Avrupa Birliği bakımından artık yalnızca normatif bir politika tercihi olmadığını; yaptırımla desteklenen bağlayıcı bir hukuki yükümlülük haline geldiğini ortaya koymaktadır. Direktifin süresinde iç hukuka aktarılmaması, yalnızca ilgili üye devleti sorumluluk altına sokmakla kalmamakta; Birlik genelinde denetim ve uygulama standartlarının sıkılaştığını da göstermektedir. Bu durum, özellikle sınır ötesi faaliyet gösteren şirketler açısından ulusal düzeyde henüz uygulanmıyor yaklaşımının sürdürülebilir olmadığını ortaya koymakta; iç bildirim mekanizmalarının etkinliğini ve uyum süreçlerinin ciddiyetini yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. alınarak para cezaları verilmiştir. Almanya’ ya 34 milyon Euro, Çek Cumhuriyeti’ ne 2,3 milyon Euro, Macaristan’ a 1,75 milyon Euro; Lüksemburg ve Estonya’ ya ise 500.000 Euroya kadar para cezası uygulanmıştır. Estonya bakımından ayrıca, Direktif tam olarak iç hukuka aktarılıncaya kadar günlük 1.500 Euro tutarında ek para cezası uygulanmasına hükmedilmiştir.
Bu yaptırımlar, ihbarcı korumasının Avrupa Birliği bakımından artık yalnızca iyi yönetişim söylemiyle sınırlı bir politika alanı olmadığını; uygulanması zorunlu ve mali sonuçlar doğuran bir yükümlülük haline geldiğini açık biçimde göstermektedir. Direktifin zamanında iç hukuka aktarılmaması halinde devletlerin doğrudan yaptırımla karşılaşması, Birlik genelinde uygulama standartlarının daha disiplinli bir zemine taşındığını ortaya koymaktadır.
Bu gelişme, özellikle sınır ötesi faaliyet gösteren şirketler açısından iç bildirim mekanizmalarının etkinliğinin ve uyum süreçlerinin kurumsal risk yönetiminin merkezine yerleştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Zira ulusal düzeydeki gecikmeler, şirketlerin Birlik hukukundan kaynaklanan dolaylı yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.
• İspanya’ da İhbarcı Korumasında Kurumsallaşma Süreci: 1 Eylül 2025 itibarıyla İspanya’ da Bağımsız İhbarcı Koruma Otoritesi( Autoridad Independiente de Protección del Informante – AIPI) fiilen faaliyete başlamıştır. Bu gelişme, 2019 / 1937 sayılı AB Direktifi’ nin İspanya hukukuna aktarılmasını sağlayan 2 / 2023 sayılı Kanun’ un( Ley 2 / 2023) uygulanmasında yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir. AIPI’ nin kurulmasıyla
Direktifin zamanında iç hukuka aktarılmaması halinde devletlerin doğrudan yaptırımla karşılaşması, Birlik genelinde uygulama standartlarının daha disiplinli bir zemine taşındığını ortaya koymaktadır.
25
Karar kapsamında söz konusu ülkelere ekonomik büyüklükleri dikkate