DOKUN
KUDÜS ’E
79.94 km
kala!
Numan Aygen
M
azlum İslam coğrafyalarında süreklilikle baş
gösteren zulüm, Müslümanların hareketlenmesi ile bir
nebzede olsa yavaşladı. Şüphesiz
ki zulmü yavaşlatan hareketlenmelerden biriside, Mısırın devrik
lideri Hüsnü Mübarek’e karşı yapılan 2011 devriminde gerçekleşti.
Devrimden bir süre sonra yapılan
Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Müslüman Kardeşler‘in
kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisi’nden olan Muhammed Mursi,16-17 Haziran 2012 tarihinde,
seçime katılanların %51.73 oy
oranı ile Mısırın Cumhurbaşkanı
seçildi. Bütün bunlar sonucunda
Allah’ın mısırda nasip ettiği zafer
ile rahatlayan bir diğer İslam Coğrafyası da tünellerden ve sınırdan
geçişin rahatlaması ile Gazze oldu.
Azda olsa hareketlenmeye
başlayan Müslümanlara, katkıda
bulunmak isteyen Hamas Gençlik Kolları tarafından 23.03.2013
tarihinde, yaklaşık olarak 16 ülkenin Gençlik Hareketi temsilcileri
ile sokakları dahi şehadet kokan
Gazze topraklarında ‘’Arap Baharı Gölgesi Altında Gençlik ve
Filistin’’ Konulu buluşma tertip
edildi. Zalime karşı destanlar yazılan, İslam’ın izzet ve şerefinin yaşandığı bu güzel beldeye giderek,
yaşananları yerinde müşahede
edecek olmak ne kadar sevinçli ve
güzel olsa da, esaret altında olan
Kudüs’e yaklaştığımız halde onu
göremeyecek olmak bir o kadar
üzücü oldu bizlere. Mısıra yapı-
26
lan yolculuk sonrasında 7 metre
derinliğinde ve 100 metre uzunluğunda olan tünelden geçildikten sonra, Gazzeli kardeşlerimiz
bizleri: Vatanınıza hoş geldiniz
deyip kucaklayarak karşıladılar.
Vakit kaybetmeden başladığımız
Gazze programımızda, buluşma
sebebimiz ile ilgili sunumlar gerçekleştikten sonra sıra ziyaretlere
ve incelemelere gelmişti. Önce
zamanın Gazze başbakanı İsmail
Haniye ziyaret edilirken, kendisinden Gazze’nin durumu hakkında
geniş bilgiler alındı. Sonra hep
birlikte Hamas hareketi ileri gelenlerinden şehit Ahmet Yasin’in
evine uğrayıp, oğlu ile hasbihal
edildikten sonra, İsrail helikopterleri tarafından atılan roketlerle
paramparça edilen şehit Ahmet
Yasin’in kabri ziyaret edildi. Daha
sonra diğer şehit aileleri ve Gazze’de bulunan, vakıf ve derneklere
çeşitli ziyaretler gerçekleştirildi.
Programımız halkın içine katılıp Gazzeli kardeşlerimizle yapılan
güzel sohbetler ile devam ederken, sokakta misafirlere ilgi gösteren ve dua eden bir aileyle tanıştıktan sonra, ailenin 4 yaşındaki
çocuğuyla konuşmaya başladık.
Kendisine büyüyünce ne olacaksın diye sorduğumuzda “Allah’ın
izni ile Mescidi Aksayı esaretinden
kurtaracak kassam tugaylarından
olacağım dedi.” “Doğru ya çocuk dedik ama oradaki çocukların bile yüreklerinin dağlar kadar
olduğunu unuttuk. Öyle ki oraya
onları teselli etmeye, bizler sizinleyiz demeye gittiğimiz halde onlar bizleri teselli ediyordu. Zira 4
yaşındaki çocuğun cevabı selam
durmuştu.” Asr-ı saadet bu de-
virde yaşanır mı? Diye soranlara.
Gördüğümüz kadarıyla Gazze’deki çocukların kalplerine sahabenin
yaşayış tohumu dikiliyordu Gazze’de. Bu çocukların gözlerinde
acı yüreklerinde solmaz bir iman
var. Evet, yaşları küçük bile olsa
yürekleri dağlar kadar olan, acıyı
nimet bilen ve evinde şehit olmayan insanların yaşadığı yerdi
Gazze. Fakat nasıl oldu da daha 4
yaşındaki bir çocuğun kalbine bu
kadar büyük bir hedefi, bu kadar
büyük bir imanı yerleştirdiler diye
düşünmeye başladık.
Programımız düşünceler içinde devam ederken ziyaret etmek
üzere Gazze Zeytuni İslam Üniversitesi’nin önüne geldik. Bizleri
muhabbetle karşılayan üniversite
rektörüyle selamlaştıktan sonra
içeri girerken üniversitenin girişinde Güzel bir tablo dikkatimizi
çekti. Güzel bir çerçeve içinde
çini ile işlenmiş ve Hüsnü hatla
yazılmış. Duvara monte edilmiş
bu tabloda, daha öncede birkaç
yerde gördüğümüz ama sorma
fırsatı bulamadığımız
‘’Kudüs:
79.99