Dokun Dergisi | Page 25

DOKUN “Zulme karşı direnmek ve hakkı diretmek, kalbinde en az hardal tanesi kadar iman bulunan herkes için bir gerekliliktir. Hadis-i şerifte belirtildiği gibi bu mücadelenin şekli ve miktarı kişinin gücü ve konumuna göre ya eliyle olur, ya diliyle olur ya da o kötülüğe karşı kalbinde beslediği kinle olur. Müslüman zilleti kabul edemez. “ Zayıflar büyüklük taslayanlara: “Bilakis, gece gündüz kurduğunuz tuzaklar bizi oyaladı. Çünkü siz Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na ortak koşmamızı emrederdiniz.” derler. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını içlerine atıp gizlerler. Biz inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yaptıklarının cezasını çekerler.” Bu ibret dolu tabloda Rabbimizin iki tarafı da zalim olarak nitelendirdiğini ve ezenler gibi ezikliğe rıza gösterenlerin de ahirette hiçbir çıkış yolu olmayacağını açık bir şekilde görüyoruz! Halimiz Müslüman toplumunun her alanda her meseleye Kur’an ve Sünnet kaynaklı bir cevap bulma potansiyeline sahip dinamik bir ilmi yapısı vardır. Bu ilmi yapı veya bir başka ifadeyle fıkıh, İslam’ın iktidarda olduğu serbest bir ortamda gelişmiştir ve gelişmeye devam etmiştir. Son yüzyılda batı hegemonyası karşısında Allah’ın takdiriyle yenilgiyle imtihan edilen Müslümanların bulunduğu durum, firavunun tahakkümü altında bulunan e