DOKUN
“Zulme karşı direnmek ve hakkı diretmek, kalbinde en az hardal tanesi kadar iman bulunan herkes için bir gerekliliktir. Hadis-i
şerifte belirtildiği gibi bu mücadelenin şekli ve miktarı kişinin gücü ve konumuna göre ya eliyle olur, ya diliyle olur ya da o kötülüğe karşı kalbinde beslediği kinle olur. Müslüman zilleti kabul edemez. “
Zayıflar büyüklük taslayanlara:
“Bilakis, gece gündüz kurduğunuz
tuzaklar bizi oyaladı. Çünkü siz Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na ortak
koşmamızı emrederdiniz.” derler.
Onlar azabı görünce pişmanlıklarını içlerine atıp gizlerler. Biz inkâr
edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yaptıklarının cezasını çekerler.”
Bu ibret dolu tabloda Rabbimizin iki tarafı da zalim olarak nitelendirdiğini ve ezenler gibi ezikliğe
rıza gösterenlerin de ahirette hiçbir çıkış yolu olmayacağını açık bir
şekilde görüyoruz!
Halimiz
Müslüman toplumunun her
alanda her meseleye Kur’an ve
Sünnet kaynaklı bir cevap bulma
potansiyeline sahip dinamik bir
ilmi yapısı vardır. Bu ilmi yapı
veya bir başka ifadeyle fıkıh, İslam’ın iktidarda olduğu serbest bir
ortamda gelişmiştir ve gelişmeye
devam etmiştir. Son yüzyılda batı
hegemonyası karşısında Allah’ın
takdiriyle yenilgiyle imtihan edilen Müslümanların bulunduğu
durum, firavunun tahakkümü altında bulunan e